İçeriğe atla

liegen

Vikisözlük sitesinden

Almanca

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Orta Yüksek Almanca liggen, licken, Eski Yüksek Almanca liggen ya da liggan. Bu kelimeler, Eski Saksonyaca liggian, Eski İngilizce licgan ve Eski İskandinavca liggja, farazî bir Genel Cermencede kök olan *leg-ja'dan ya da bir Hint-Avrupa kökü olan *legh-'den türetilebilir. (Bu köklerin temelinde „liegen“ kelimesinin manası yatar).

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /ˈliːɡən/, [ˈliːɡən], [ˈliːgŋ̩] geçersiz IPA karakterleri (g), replace g with ɡ
  • (dosya)
  • (dosya)
  • (dosya)

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: lie‧gen

Eylem

[düzenle]

liegen (sınıf 5 güçlü, üçüncü tekil şahıs şimdiki zaman liegt, geçmiş zaman lag, geçmiş zaman ortacı gelegen, yardımcı eylem haben)

  1. (geçişsiz) yatmak, yatıyor olmak, yatılı pozisyonda olmak
     Das Kind liegt im Bett. — Çocuk yatakta yatıyor.
  2. (geçişsiz) Metaforik olarak yatmayı andıran durumlarda bulunma belirtir
     Die Türkei liegt an dem Mittelmeer — Türkiye Akdeniz'in yanında bulunuyor.
  3. (geçişsiz) bir şeyden sebeplenmek, kaynaklanmak [+ an (+ yönelme çekimi)]
     Das liegt daran, dass ich ihn nicht eingeladen habe. — Bunun sebebi onu davet etmemiş olmam.

Açıklamalar

[düzenle]

Bu fiil, sadece yatılı pozisyonda olmayı belirtir. Yatılı pozisyona geçmek için bakınız legen.

  •  Das Kind liegt im Bett. — Çocuk yatakta yatıyor.
  •  Das Kind legt sich ins Bett. — Çocuk yatağa yatıyor.

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Felemenkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

liegen

  1. yalan söylemek