ekmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2007 yılında
14. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: ecmɛc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ek·mek

Köken[düzenle]

Eski Türkçe اكمك

Yazılışlar[düzenle]

اكمك

[düzenle]

ekmek (belirtme hâli ekmeği, çoğulu ekmekler) -ği

Vikipedi
ekmek hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (hamur işiler, yiyecekler) tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, nan, nanıaziz
    Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. - Yusuf Ziya Ortaç
  2. (mecaz) (yalnızca tekil) insanın geçimini temin eden , kazanç
    Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. - Necati Cumalı
  3. (halk ağzı, yiyecekler) (yalnızca tekil) yemek,
    Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. - Tarık Buğra

Çeviriler[düzenle]


Üst kavramlar[düzenle]

Yan kavramlar[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Eylem[düzenle]

ekmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi eker) -er

  1. bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
  2. -i toprağı ekip biçmek için kullanmak
    Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. - Memduh Şevket Esendal
  3. -e serpmek
    Yemeğe biber ekmek.
  4. [[mecaz|dil=tr}} bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak
    Fesat tohumları ekenler kötü insanlardır.
  5. (argo) birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak
    Lale ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler. - Haldun Taner
  6. (argo) parayı boşuna harcamak, ziyan etmek
  7. (argo) yarışta geçmek


Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "ekmek"

Atasözleri[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

ekmek

[1] ekmek

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe ötmäk

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

ekmek

[1] ekmek, dikmek
[2] kırmak, dağıtmak, işe yaramaz hâle getirmek

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.