İçeriğe atla

ekmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi اكمك, o da Eski Türkçe epmek (epmek), ötmek (ötmek) kelimelerinden gelmektedir.

ekmek (belirtme hâli ekmeği, çoğulu ekmekler)

(ad): Ekmek (1)
  1. (yiyecekler) Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz.
    •  Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. Y. Z. Ortaç
  2. (mecaz) İnsanı geçindirecek iş; kazanç.
    •  Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. N. Cumalı
  3. (halk ağzı, yiyecekler) yemek
    •  Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. T. Buğra

Çekimleme

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

ekmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi eker)

(eylem): Adam tohum ekiyor (1)
  1. (tarım) Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek.
    • 2014:: Ayfer Tunç, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 206 , Can Sanat Yayınları
      "Kırmızıbiber ekeyim mi? İkisi aynı anda ek,dediler."
  2. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
  3. serpmek.
    • Yemeğe tuz ekmek.
  4. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.
    • Fesat tohumları ekenler kötü insanlardır.
  5. (argo) Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek; savuşmak, atlatmak.
  6. (argo, para) Parayı boşuna harcamak.
  7. (argo, spor) Yarışta geçmek.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ekmeğinden etmek, ekmeğinden olmak, ekmeğine göz koymak, ekmeğine göz dikmek, ekmeğine yağ sürmek, ekmeğini çıkarmak, ekmeğini eline almak, ekmeğini kana doğramak, ekmeğini kazanmak, ekmeğini taştan çıkarmak, ekmeğini yemek, ekmeğiyle oynamak, ekmek çarpsın!, ekmek elden su gölden, ekmek öpmek.

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

ekmek ağacı, ekmek arası, ekmek ayvası, ekmek dolması, ekmek düşmanı, ekmek kadayıfı, ekmek kapısı, ekmek kavgası, ekmek kaygısı, ekmek kırıntısı, ekmek küfü, ekmek mayası, ekmek parası, ekmek tahtası, ekmek tatlısı, ekmek ufağı, ekmeği dizinde, etli ekmek, kuru ekmek, soğan ekmek, tam ekmek, taş ekmek, tuz ekmek düşmanı, tuz ekmek hakkı, zengin ekmek, arı ekmeği, arpa ekmeği, çarşı ekmeği, çavdar ekmeği, dürüm ekmeği, er ekmeği, ev ekmeği, glüten ekmeği, halk ekmeği, köy ekmeği, kuşekmeği, mısır ekmeği, sac ekmeği, tandır ekmeği, taş fırın ekmeği, tava ekmeği, tost ekmeği, yufka ekmeği

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe ötmäk (ötmäk)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ek‧mek

ekmek

  1. (hamur işiler, yiyecekler) ekmek

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Türkmence

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ek‧mek

Eylem

[düzenle]

ekmek

  1. dağıtmak, işe yaramaz hâle getirmek, kırmak
  2. dikmek, ekmek

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.