ekmek
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi اكمك, o da Eski Türkçe epmek (epmek), ötmek (ötmek) kelimelerinden gelmektedir.
Ad
[düzenle]ekmek (belirtme hâli ekmeği, çoğulu ekmekler)

- (yiyecekler) Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz.
Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. — Y. Z. Ortaç
- (mecaz) İnsanı geçindirecek iş; kazanç.
Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. — N. Cumalı
- (halk ağzı, yiyecekler) yemek
Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. — T. Buğra
Çekimleme
[düzenle]Eylem
[düzenle]ekmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi eker)

- (tarım) Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek.
- 2014:: Ayfer Tunç, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 206 , Can Sanat Yayınları
- "Kırmızıbiber ekeyim mi? İkisi aynı anda ek,dediler."
- 2014:: Ayfer Tunç, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 206 , Can Sanat Yayınları
- Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. — M. Ş. Esendal
- serpmek.
- Yemeğe tuz ekmek.
- Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.
- Fesat tohumları ekenler kötü insanlardır.
- (argo) Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek; savuşmak, atlatmak.
- (argo, para) Parayı boşuna harcamak.
- (argo, spor) Yarışta geçmek.
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]- açın gözü ekmek teknesinde olur
- açın koynunda ekmek durmaz
- adam oluncaya kadar kırk fırın ekmek ister
- ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver
- ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver
- ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur
- ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil
- ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır
- et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır
- köpek ekmek veren kapıyı tanır
- oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun
Deyimler
[düzenle]ekmeğinden etmek, ekmeğinden olmak, ekmeğine göz koymak, ekmeğine göz dikmek, ekmeğine yağ sürmek, ekmeğini çıkarmak, ekmeğini eline almak, ekmeğini kana doğramak, ekmeğini kazanmak, ekmeğini taştan çıkarmak, ekmeğini yemek, ekmeğiyle oynamak, ekmek çarpsın!, ekmek elden su gölden, ekmek öpmek.
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]ekmek ağacı, ekmek arası, ekmek ayvası, ekmek dolması, ekmek düşmanı, ekmek kadayıfı, ekmek kapısı, ekmek kavgası, ekmek kaygısı, ekmek kırıntısı, ekmek küfü, ekmek mayası, ekmek parası, ekmek tahtası, ekmek tatlısı, ekmek ufağı, ekmeği dizinde, etli ekmek, kuru ekmek, soğan ekmek, tam ekmek, taş ekmek, tuz ekmek düşmanı, tuz ekmek hakkı, zengin ekmek, arı ekmeği, arpa ekmeği, çarşı ekmeği, çavdar ekmeği, dürüm ekmeği, er ekmeği, ev ekmeği, glüten ekmeği, halk ekmeği, köy ekmeği, kuşekmeği, mısır ekmeği, sac ekmeği, tandır ekmeği, taş fırın ekmeği, tava ekmeği, tost ekmeği, yufka ekmeği
Çeviriler
[düzenle]*Almanca: Brot (de) n
|
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ekmek" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe ötmäk (ötmäk)
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ek‧mek
Ad
[düzenle]ekmek
- (hamur işiler, yiyecekler) ekmek
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Türkmence
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ek‧mek
Eylem
[düzenle]ekmek
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.
- Haftanın sözcüğü
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe ses dosyaları olan sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede yiyecekler
- Türkçe mecazlar
- Türkçe halk ağzı
- Türkçe eylemler
- Türkçede tarım
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçe argo
- Türkçede para
- Türkçede spor
- Eski Türkçe kökenli Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca 2 heceli sözcükler
- Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca adlar
- Gagavuzcada yiyecekler
- Türkmence 2 heceli sözcükler
- Türkmence sözcükler
- Türkmence eylemler