büyümek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: bitmek, yetişmek

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: bedümek

Eylem[düzenle]

büyümek -r

  1. organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
    Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken. - F. H. Dağlarca
  2. yetişmek
    İhtiyar Süleyman Çavuş'un ellerinde büyüdüm. - A. Gündüz
  3. yaşı artmak, yaşlanmak
    Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti. - Ö. Seyfettin
  4. artmak, güçlenmek, şiddeti artmak
    İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü. - M. Ş. Esendal
  5. sayıca artmak
  6. genişlemek
    Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu. - F. F. Tülbentçi
  7. önem ve değer kazanmak
    Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız. -O. S. Orhon

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

küçülmek