tutuşmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

tutuşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tutuşur) -ur

[1] birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
[2] bir işe başlamak, girişmek
İki ordu bir harbe daha tutuştular. - F. R. Atay
[3] yanmaya başlamak, ateş almak
Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu. - H. C. Yalçın
[4] kızarmak, kızıllaşmak
Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri. Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri. - Y. K. Beyatlı
[5] telaşlanmak

Deyimler[düzenle]

bahis tutuşmak
etekleri tutuşmak
paçaları tutuşmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

[1] tutuşmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

tutuşmak

[1] birbirini tutmak, tutuşmak
[2] kucaklaşmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.