tutuşmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

tutuşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tutuşur) -ur

  1. birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
  2. bir işe başlamak, girişmek
İki ordu bir harbe daha tutuştular. - F. R. Atay
  1. (yangın) yanmaya başlamak, ateş almak
    Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu. - H. C. Yalçın
  2. kızarmak, kızıllaşmak
    Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri. Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri. - Y. K. Beyatlı
  3. telaşlanmak

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. tutuşmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

tutuşmak

  1. birbirini tutmak, tutuşmak
  2. kucaklaşmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.