dalmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: mak
Eylem
[düzenle]dalmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dalar)

- (su, spor, eğlence) suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek
- bir yerin içine girmek.
- Yalıyla en içli dışlı olduğum, her fırsatta içeri daldığım çocukluk yıllarımda bile onunla ilgilenmemişliğim düşünülürse garip hiçbir yan yok bunda.— Pınar KÜR, 1983, 3. baskı, Asılacak Kadın, s. 89, Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi
- kendini bilmez duruma gelmek
- (uyku) uyumak
- Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak; daldırmak.
- (spor) Güreşte rakibinin bacağını aniden tutmak.
- (cinsellik) Erkeklik organını sokmak.
- “-Ya? Dalmaya mı gelmiştin yoksa? -Ne biçim kızsın sen be!" (Orhan Kemal, Eczanedeki Kız).
- (eğitim) Öğrencinin kötü not alması.
- (şiddet) Birisini dövmek.
- Ya ben bu Rıza Dayı'ya dalsam kaç yıl yerim?— Özgür ÇIRAK, 2024, Biz de Yarın Güleriz, s. 28, İletişim Yayınları
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]cumbadak dalmak, derinlere dalmak, hayale dalmak, uykuya dalmak, dala çıka, dalıp çıkmak, dalıp gitmek
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "dalmak" maddesi
- Aktunç, Hulki (2001). Büyük Argo Sözlüğü, YKY, İstanbul. ISBN 975-363-864-7