dolu

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Dolu
Vikipedi
dolu hakkında Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın dolu dolular
Belirtme (-i) doluyu doluları
Yönelme (-e) doluya dolulara
Bulunma (-de) doluda dolularda
Çıkma (-den) doludan dolulardan
Tamlayan dolunun doluların

dolu -su

[düzenle]

dolu -su

[1] (meteoroloji) havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti. - T. Buğra
[2] (alkollü içecekler) içki doldurulmuş bardak

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "dolu"

Türk lehçeleri

Çeviriler

Ön ad[düzenle]

[1] içi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı
Su ile dolu bir şişe.
[2] bir yerde sayıca çok
Dağda keklik dolu.
[3] boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu. - A. İlhan
[4] boş vakti olmayan, meşgul
Bugün doluyum.
[5] çok olan (iş, uğraş, olay vb.)
[6] içinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar)
Tabanca doludur, dikkat edin.
[7] tornacılıkta delik açılmamış (gereç)
[8] bir duygunun güçlü etkisinde olan

Köken

Eski Türkçe tolu

Yazılışlar

دولو

Atasözleri

Ak koyunu gören, içi dolu yağ sanır
Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım
Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu
Balık çok konuşurum ama ağzım su dolu demiş

Deyimler

gözleri dolu dolu olmak
kemeri dolu olmak

Türk lehçeleri

Çeviriler

Azerice[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] dolu
[2] komple

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] dolu

Köken

Eski Türkçe

Kaynakça

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki