dolu

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: dolů

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

dolu (belirtme hâli doluyu, çoğulu dolular)

Dolu
Vikipedi
dolu hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (meteoroloji) havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
    Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti. - T. Buğra
  2. (alkollü içecekler) içki doldurulmuş bardak

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

dolu

  1. içi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı
    Su ile dolu bir şişe.
  2. bir yerde sayıca çok
    Dağda keklik dolu.
  3. boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
    Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu. - A. İlhan
  4. boş vakti olmayan, meşgul
    Bugün doluyum.
  5. çok olan (iş, uğraş, olay vb.)
  6. içinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar)
    Tabanca doludur, dikkat edin.
  7. tornacılıkta delik açılmamış (gereç)
  8. bir duygunun güçlü etkisinde olan

Köken[düzenle]

Eski Türkçe tolu

Yazılışlar[düzenle]

دولو

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "dolu"

Atasözleri[düzenle]

Azerice[düzenle]

Ön ad[düzenle]

dolu

  1. dolu
  2. komple

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]

dolu

  1. dolu

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki