bitirmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: bi‧tir‧mek
Yazılışlar
[düzenle]Eylem
[düzenle]bitirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bitirir)


- Bitmesini sağlamak; tamamlamak.
- sonuçlandırmak
- Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım. - P. Safa
- Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak
- Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu. - A. Gündüz
- Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek
- Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra; Bitirdi beni bu içki, bu kumar - C. S. Tarancı
- Yemeğin bir unsurunu sonraki aşamaya hazır hâle getirmek
- Ben bitiririm soğanları bir çırpıda.— 174, İpek s. Burnett, Romancı, Yapı Kredi Yayınları, s. 111
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]bitirmek
- bitirmek, tamamlamak
- yerine getirmek, yapmak, sonuçlandırmak