tamamlamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ta‧mam‧la‧mak
Eylem
[düzenle]tamamlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tamamlar)


- Tam ve eksiksiz duruma getirmek; tamlamak.
- Rehberim sille, tokat hatta asker süngüsü, bir hayli darbe yedikten sonra işini tamamladı. - N. F. Kısakürek
- bütünlemek.
- bitirmek.
- Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını tamamlamış sıska bir gençti. - Ö. Seyfettin
Çekimleme
[düzenle]Eş anlamlılar
[düzenle]- (eskimiş): itmam etmek
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "tamamlamak" maddesi