İçeriğe atla

kapı

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kapi, kapi, ka-pi

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi [Madde?] sözcüğünden devralındı ve Eski Anadolu Türkçesi قاپو (qapu) sözcüğünden devralındı, son olarak Ana Türkçe *kap- sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

kapı (belirtme hâli kapıyı, çoğulu kapılar)

Kapı (1)
Bir evin kapısı (2)
  1. (mimarlık) Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı; bap
    • "Çıtalarla yapılma telli bir kapı koymuşlardı ortasına." - Cahit Uçuk
  2. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat
    • "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı." - Sait Faik Abasıyanık
  3. (oyun) Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
  4. Geçim sağlamak için çalışılan iş yeri.
    • 2006: Fahri ERDİNÇ, 2006, Acı Lokma, sayfa 148 , Yordam Kitap
      "Bereket versin, sonradan ağa kapısından bu devlet kapısına geçtik, biz de memur sınıfına karıştık."
  5. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri
  6. (bilişim) sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı ağ sayfası, portal
  7. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân
    • "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş." - Sait Faik Abasıyanık
  8. (ekonomi)Gidere yol açan gereksinim:
    • Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı.
  9. Ev gezmesi için gidilen yer:
    • Bugün yine kaç kapı dolaştın?

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kapı açmak, kapı almak kapı yapmak), kapı aralamak, kapı aramak, kapı baca açık kapı baca açık olmak, kapıda kalmak, kapıdan çevirmek, kapı dışarı etmek, kapı dışarı atmak), kapı gibi, kapı kadar, kapı kapı aramak, kapı kapı dolaşmak, kapı kapı gezmek), kapıları açık tutmak, kapıları kapamak, kapılar yüzüne kapanmak, kapılar üzerine kapanmak, kapılar üstüne kapanmak, kapısına kilit vurmak, kapısını aşındırmak, kapısını çalmak, kapıya dayanmak, kapı yapmak, kapıyı açmak, kapıyı büyük açmak, kapıyı göstermek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kapı ağası, kapı ağzı, kapıaltı, kapı bir komşu, kapı çuhadarı, kapı duvar, kapı halkı, kapı kâhyası, kapı kapamaca, kapı karşı komşu, kapı kethüdası, kapı kolu, kapı komşu, kapıkule, kapı kulu, kapı mandalı, kapı oğlanı, kapı perdesi, kapı tokmağı, kapı yoldaşı, kapı zili, kapısı açık, açık kapı, akordiyon kapı, ana kapı, ara kapı, çakma kapı, çarpma kapı, çat kapı, çekme kapı, çelik kapı, çift kapı, demir kapı, dış kapı, döner kapı, kuzu kapı, sağır kapı, taç kapı, topal kapı, yağlı kapı, yavru kapı, adalet kapısı, ağa kapısı, cümle kapısı, çıkış kapısı, devlet kapısı, ekmek kapısı, el kapısı, geçim kapısı, giriş kapısı, gümrük kapısı, hacet kapısı, hükûmet kapısı, kısmet kapısı, koltuk kapısı, komşu kapısı, kuzuluk kapısı, mahkeme kapısı, masraf kapısı, mide kapısı, nizamiye kapısı, paşa kapısı, serasker kapısı, servis kapısı, sınır kapısı, sokak kapısı, söz kapısı, şeyhülislam kapısı, umut kapısı, ümit kapısı

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]