karanlık

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın karanlık karanlıklar
Belirtme (-i) karanlığı karanlıkları
Yönelme (-e) karanlığa karanlıklara
Bulunma (-de) karanlıkta karanlıklarda
Çıkma (-den) karanlıktan karanlıklardan
Tamlayan karanlığın karanlıkların

karanlık -ğı

[düzenle]

karanlık -ğı

[1] ışığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan
Karanlıkta duyduğumuz çam kokularına artık yakınlaştığımız denizin rutubeti karışıyordu. - H. S. Tanrıöver
[2] üzüntü, sıkıntı, perişanlık
Demiştim ya, bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı. - Y. K. Karaosmanoğlu

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Ayın on beşi karanlık, on beşi aydınlıktır

Ön ad[düzenle]

[1] ışıksız
Gel, dayan, dayanabilirsen bu acıya.
[2] yasalara, töreye uygun olmayan
Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar. - M. Ş. Esendal
[3] gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum)
Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey. - A. Ümit
[4] karışık

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]