İçeriğe atla

taban

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi تابان, o da Eski Türkçe tapan (tapan).

taban (belirtme hâli tabanı, çoğulu tabanlar)

Taban (1)
Mekânın tabanı taşla kaplanmış. (2)
Ayakkabı tabanı (3)
Çalı çırpı, tabanda birikmiş. (5)


  1. (anatomi)Ayağın alt yüzü; aya.
  2. (mimarlık) Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü; zemin, tavan karşıtı
  3. (ayak giyimi) Ayakkabının alt bölümü.
  4. (mimarlık) Kaide.
  5. Bir şeyin en alt bölümü; dip.
  6. Değerlendirmede en alt derece.
  7. (sosyoloji) Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle.
    • Partinin tabanının istekleri doğrultusunda hareket etmeyince baskı arttı.
  8. temel
  9. (hidroloji) Denizin, gölün veya akarsuyun zemini.
  10. (denizcilik)Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü.
  11. (geometri) Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi.
    • Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı.
  12. (aritmetik) Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı.
    5³ yazılırken 3 rakamı üstür, 5 ise taban.
  13. (dil bilimi) Çekim eki almamış kelime kök veya gövdesi.
  14. göz, al-mak; burun, gözlükçü, kavur-mak vb.
  15. (tarım) Tarlanın düz ve verimli kesimi.
  16. (eskimiş, demircilik) Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Kırk gün taban eti, bir gün av eti

Deyimler

[düzenle]

taban çıkmak, taban girmek, taban koymak, taban yapmak, taban tepmek, taban patlatmak, taban tabana zıt olmak, tabana kuvvet, tabana kuvvet kaçmak, tabanı yanmış it gibi, tabanları kaldırmak, tabanları patlamak, tabanları yağlamak

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

ayak tabanı, baştaban, çalataban, daltaban, devetabanı, düztaban, karataban, taban basma, taban düzeyi, taban fiyatı, taban halısı, taban lağımı, tabanvay, tabanı yanık, tabanı yarık, veri tabanı

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]


Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ta‧ban

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tapan (tapan)

taban

  1. taban

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarcası

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ta‧ban

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tapan (tapan)

taban

  1. belirli bir yöne, görüşe yönelme, _e doğru
    Bizge taban. - Bize doğru.
  2. taban

Tatarca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ta‧ban

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tapan (tapan)

taban

  1. taban