yok
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe joq (joq).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]yok (belirtme hâli yoğu, çoğulu yoklar)
Çekimleme
[düzenle]Bağlaç
[düzenle]yok
- birbirine zıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen söz
- birinin söylediği sözlerden genelde kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan söz
Yok kâğıdı kalmamış, yok mürekkebi iyi değilmiş, hasılı bir alay bahaneler! Yok ben seni adam ettim, yok haddini bil, yok üstümüze düşeni yapalım. — A. İlhan
Çeviriler
[düzenle]birebir karşıt iki cümleden ikincisinin başına gelen söz
Edat
[düzenle]yok
- Hayır anlamında kullanılan söz
- savunulan bir fikri doğrulayan sözün başına getirilir.
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]hayır
Ön ad
[düzenle]yok (karşılaştırma daha yok, üstünlük en yok)
- bulunmayan, mevcut olmayan
- zıt anlamlısı: var
Atasözleri
[düzenle]Birleşik eylemler
[düzenle]Kelime birliktelikleri
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]mevcut olmayan
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "yok" maddesi
Anagramlar
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe joq (joq).
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: yok
Ön ad
[düzenle]yok
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki