İçeriğe atla

fit

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: FIT

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
  1. Arapça

fit (belirtme hâli fiti, çoğulu fitler)

  1. Birini başkasına karşı kışkırtma.

Deyimler

[düzenle]

fit vermek, fit sokmak

Köken 2

[düzenle]
  1. İngilizce fit (en)

Ön ad

[düzenle]

fit (karşılaştırma daha fit, üstünlük en fit)

  1. Uygun vücut ölçülerine sahip olan kimse.

fit (belirtme hâli fiti, çoğulu fitler)

  1. (argo) Ödeşme.
  2. (argo) Bir şeye razı olma.

Deyimler

[düzenle]

fit olmak

Köken 3

[düzenle]
  1. İngilizce feet (en)

fit (belirtme hâli fiti, çoğulu fitler)

  1. (ölçü birimleri) 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi; ayak.
    • 2008: Ahmet TELLİ, 2008, Barbar ve Şehlâ, sayfa 57 , Everest Yayınları
      "Kalbin yirmi bin fitte tüketti/Yakıtını âh elinden şimdi/Ne gelir"

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "fit" maddesi

İngilizce

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

fit

  1. uygun düşmek

Ön ad

[düzenle]

fit (karşılaştırma more fit, üstünlük most fit)

  1. uygun, gereklilikleri yerine getirebilecek şekilde
The house was not fit for human habitation.
  1. (teklifsiz konuşma) bir şeyi yapabilecek seviyeye gelmiş, hazır
He baited even his close companions until they were fit to kill him.
  1. düzenli egzersizden ötürü sağlıklı ve zinde, fit
  2. (teklifsiz konuşma) cinsel anlamda çekici, güzel, yakışıklı
  3. (dil bilimi) uyarlık, uygunluk

İskoç İngilizcesi

[düzenle]

fit

  1. ayak

Volapük dili

[düzenle]

fit

  1. balık

Atasözleri

[düzenle]
  1. Bir fit bin büyü yerini tutar