İçeriğe atla

bacak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]
Bacak (1)
At bacağı (2)

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe. Bu şekliyle kelime tarihî metinlerde ve Oğuz grubu dışındaki Türk lehçelerinde kullanılmamaktadır. H. Eren kelimenin Farsça pa-/pay- (ayak) kökünden -ak ekiyle türetildiğini savunur. Bize göre kelimenin Türkçe but kökünden gelmiş olması mümkündür. but-kak (<but-gak) biçiminden -tg->-g- ünsüz tekleşmesi, -g->-c- sızıcılaşma temayülü ve uzunluktan kaynaklanan ünlü genişlemesi (u>a) ile açıklanabilir. Eski Türkçedeki pek çok uzun dar ünlü, Türkiye Türkçesinde genişlemiştir (ti- > de-, bil> bel, yi- > yevb.). Türkçede bu kelime ile anlam ilgisi bulunan budak, organ adından aktarılmış olmalıdır. Türkçe but ile Farsça pa(y) sonradan karışmış olabilir. Ancak -ak (<-gak) eki Türkçedir.

Söyleniş

[düzenle]

bacak (belirtme hâli bacağı, çoğulu bacaklar)

  1. (anatomi, primatlar) Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü.
    • "Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu." - Peyami Safa
  2. (anatomi, zooloji)Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ.
  3. ayak
    • İpleri sedirlerin bacaklarına doladılar. L. Tekin
  4. (iskambil) İskambil kâğıtları içinde üzerinde genç erkek resmi olan kâğıt; oğlan, vale.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]


Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

bacakkalemi, bacakkıran, alabacak baldır bacak, bastıbacak karabacak, kılıç bacak takma bacak, ayıbacağı kurtbacağı, turnabacağı


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ba‧cak

bacak

  1. (anatomi) bacak

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki