bacak
Türkçe
[düzenle]

Köken
[düzenle]Eski Türkçe. Bu şekliyle kelime tarihî metinlerde ve Oğuz grubu dışındaki Türk lehçelerinde kullanılmamaktadır. H. Eren kelimenin Farsça pa-/pay- (ayak) kökünden -ak ekiyle türetildiğini savunur. Bize göre kelimenin Türkçe but kökünden gelmiş olması mümkündür. but-kak (<but-gak) biçiminden -tg->-g- ünsüz tekleşmesi, -g->-c- sızıcılaşma temayülü ve uzunluktan kaynaklanan ünlü genişlemesi (u>a) ile açıklanabilir. Eski Türkçedeki pek çok uzun dar ünlü, Türkiye Türkçesinde genişlemiştir (ti- > de-, bil> bel, yi- > yevb.). Türkçede bu kelime ile anlam ilgisi bulunan budak, organ adından aktarılmış olmalıdır. Türkçe but ile Farsça pa(y) sonradan karışmış olabilir. Ancak -ak (<-gak) eki Türkçedir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]bacak (belirtme hâli bacağı, çoğulu bacaklar)
- (anatomi, primatlar) Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü.
- "Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu." - Peyami Safa
- (anatomi, zooloji)Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ.
- ayak
- İpleri sedirlerin bacaklarına doladılar. — L. Tekin
- (iskambil) İskambil kâğıtları içinde üzerinde genç erkek resmi olan kâğıt; oğlan, vale.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]- bacağına geçirmek,
- bacak bacağa atmak,
- bacak bacak üstüne atmak,
- bacak kadar,
- bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var,
- bacakları kopmak,
- bacakları tutmaz olmak,
- bacaklarını uzatmak,
- baldır bacak,
- bastıbacak,
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]bacakkalemi, bacakkıran, alabacak baldır bacak, bastıbacak karabacak, kılıç bacak takma bacak, ayıbacağı kurtbacağı, turnabacağı
Çeviriler
[düzenle]
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "bacak" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de bacak
Gagavuzca
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ba‧cak
Ad
[düzenle]bacak
- (anatomi) bacak
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki