askı
Görünüm
| Ayrıca bakınız: aşkı |
Türkçe
[düzenle]

Ad
[düzenle]askı (belirtme hâli askıyı, çoğulu askılar)
- üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne
- Durumu hiç değilse bir süre kurtarmak için giysiyi bir askıya takıp duvardaki çiviye astım. - Ayla Kutlu
- elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı
- (giyim) pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ
- artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması
- (aletler) hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç, atel
- çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi; fener
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Ninesini Şa'pan Nejdet, sayfa 17 , Öküz , 10. sayı,
- "Sırıttı, elinde çay askısı, önünde kahveci önlüğü ile çarpık çurpuk çirkin bir tipti."
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Ninesini Şa'pan Nejdet, sayfa 17 , Öküz , 10. sayı,
- saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk
- Üzüm askısı. Ayva askısı.
- (kumaş) yeni yapılan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş
- gelinin odasına asılan süs
- (takılar) kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat
- düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye
- ipek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı
- saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "askı" maddesi