kırık

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Söyleniş[düzenle]

IPA: cɯˈɾɯc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: kı·rık

[düzenle]

kırık (belirtme hâli kırığı, çoğulu kırıklar) -ğı

  1. kırılmış bir şeyden ayrılan parça
    Cam kırığı.
  2. (patoloji) kemiğin bir etki ile kırılması
    Kolunda kırık yok ama çıkık var.
  3. bir şeyin kırılan yeri
    Bunun kırığı neresinde?
  4. kırıntı
    Ekmek kırığı.
  5. (oyun) tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul
  6. (halk ağzı) kadının veya erkeğin kanunlara ve âdetlere aykırı olarak ilişki kurduğu şahıs
[5] (jeoloji) fay

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Ön ad[düzenle]

kırık (karşılaştırma daha kırık, üstünlük en kırık) kırık

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
kırık daha kırık en kırık
  1. kırılmış olan
    Ahmet hemen heybesini açtı ve makasını, kırık tarağını çıkardı. - İ. H. Baltacıoğlu
  2. tam nota göre düşük olan
    Üç dersten kırığı var. Kırık not.
  3. saf renkten hafif uzaklaşmış
    Kırık beyaz.
  4. melez
    Kırık tazı.
  5. gücenmiş, üzgün
    Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış. - B. Necatigil

Söyleniş[düzenle]

IPA: cɯˈɾɯc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: kı·rık

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]