yarmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]yarmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yarar)


- Uzunlamasına bölüp ayırmak
- Odunu yarmak.
- Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
- Derin yara açmak
- Yarık açmak
- (tıp, cerrahi) Kesip açmak
- Ortasından, içinden geçmek
- Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi. - A. Ş. Hisar
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "yarmak" maddesi
Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.