İçeriğe atla

etek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe ätäk (ätäk)

Söyleniş

[düzenle]
Kadın eteği. (1)
Kadın, gömleğin eteğini pantolonun içine sokmuş. (2)
Çocuk, annesinin elbisesinin eteğinden çekiştiriyor. (3)
Kanepe örtüsününetekleri, sarkıyor. (4)


etek (belirtme hâli eteği, çoğulu etekler)

  1. (giyim) Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi; eteklik
    • 2019:Batuhan AŞIKTOPRAK, 2019, Kurdun Postu, sayfalar 28-29 , Varlık Yayınları
      "Kadının soba yanında dikilen kocasına doğru attığı tek bir adım, odaya onun uzun eteğinin arkasına saklanarak girdiğini anladığım küçük kızın kendini bir yabancıya göstermeme niyetini bozuyor."
  2. (giyim) giysinin belden aşağıda kalan bölümü
    • 1966: Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966, Damga, sayfa 15 , İnkılâp ve Aka Kitabevleri
      "Başıma bir kaza gelmesinden korktuğu için uzaktan uzağa bizi takip eder, arkamızdan nefes nefes yokuşlara tırmanır; yol kenarındaki çalılarda ellerini, eteklerini yırtardı."
    • 2022: Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, sayfa 27 , Dinozor Genç
      "Annem kalktı, yanıma geldi. Tuttu kaldırdı beni. Eteklerini açtı, beni üstüne oturttu."
  3. (giyim) giysinin alt kenarı
    • 2024: Mustafa KUTLU, 2024, Başkanın Adamları, sayfa 79 , Dergâh Yayınları
      "Gerinerek gömlek eteklerini pantolon kemerinden içeri sokmaya başladı."
  4. çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 94 , Kanat Yayınları
      "Bizi görünce etekleri güllü divana çöküp eliyle kapıyı kapatmamı işaret etti."
    • 2011: Celil Oker, 2011, Beşpeşe, sayfa 143 , Metis Yayınları
      "Kütüphanenin geniş raflarından dördünü yanlamasına, tıka basa doldurdukları yetmemiş gibi, yerlerde, sallanan koltuğun eteklerinde, sehpanın altında ve üstünde, pencerenin altındaki radyatörlerin üzerine konulmuş uzun mermer blokların üstünde, okuma lambasının dibinde haftalarca uyuklayan okumuş okunmamış dergiler."
  5. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü
    •  Baca eteği. Boru eteği.
  6. (argo, anatomi, cinsellik)edep yeri
  7. (coğrafya) dağ, tepe, yığın v.s. yamaçlı şeylerin alt bölümü
    • 2009: Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfa 256 , Kavis Kitap
      "Dağlara doğru diş budaklar, daha üstlerde eteklere doğru ardıç ağaçları."
    • 2020: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL, 2020, Han Duvarları, sayfa 15 , Yapı Kredi Kültür Yayınları
      "Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,/ Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler"
  8. (mecaz) Bir kişinin yakını, çevresi
    • 2011: Murathan Mungan, 2011, Beşpeşe, sayfa 37 , Metis Yayınları
      "Âşık olduğu insanların hayatlarında değilse bile, eteklerinde olmak yetiyordu ona."

Çekimleme

[düzenle]


Atasözleri

[düzenle]


Deyimler

[düzenle]

eteğe varmak, eteği ayağına dolaşmak, eteği kirlenmek, eteğindeki taşı dökmek, eteğinde namaz kılınmak, eteğinden ayrılmamak, eteğinden el çekmek, eteğine düşmek , eteğine sarılmak, eteğine yapışmak, eteğine sığınmak, eteğini başına atmak, [[eteğini başına sarmak, eteğini çekmek, eteğini toplamak, eteğini tutmak, eteğiyle mum söndürmek, etek açmak, eteklerini indirmek, eteklerini toplamak, etekleri tutuşmak, etekleri uzamak, etekleri zil çalmak, etek öpmek, etek silkmek, etek takmak, etek giymek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

etek bağı, etek belde, etek bezi, etek dolusu, etek etek, etek kiri, etek pantolon, etek pisliği, etekserpen, etek taşı, eteği belinde, eksik etek, iç etek, maksi etek, midi etek, mini etek, pantolon etek, uzun etek, üç etek, çatı eteği, dağ eteği, damak eteği, pencere eteği

Çeviriler

[düzenle]

Kaynaklar

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe ätäk (ätäk)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: e‧tek

etek

  1. (giyim) etek

Türkmence

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe ätäk (ätäk)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: e‧tek

etek

  1. (giyim) etek

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki