etek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

etek (belirtme hâli eteği, çoğulu etekler)

[1] (giyim) belden aşağıya giyilen kadın giysisi, eteklik
Sevim'in eteği bir dikene takılıp yırtılmış, beyaz potinleri çamura batmıştı. - R. N. Güntekin
[2] giysinin belden aşağıda kalan bölümü
[3] giysinin alt kenarı
Vedia'nın eteklerinden gözlerini ayırmayarak onu takip ediyordu. - P. Safa
[4] çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü
[5] dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü
Dağın eteklerine küme küme serpilen kerpiç evleri gördü. - H. Z. Uşaklıgil
[6] yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü
Baca eteği. Boru eteği.
[7] (argo) edep yeri

Köken[düzenle]

Türkçe

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Arıca etek, kuruca yatak
Köpek sürünmekle etek kesilmez

Deyimler[düzenle]

dünyadan el etek çekmek
el etek öpmek
etek belde

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

etekli, eteksiz

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

etek

[1] etek

Köken[düzenle]

Eski Türkçe ätäk

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

etek

[1] etek

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki