daire
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi دائره (dâire), Arapça دَائِرَة (dāʾira)
Söyleniş
[düzenle]Ses (dosya) - Heceleme: da‧i‧re
Ad
[düzenle]daire (belirtme hâli daireyi, çoğulu daireler)



- (iskân) Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri.
- İlk onların oturduğu binayı yaptım. Hatta ilk daireyi kocası Zemher'e satmıştım.— 2024, Eylem ATA GÜLEÇ, Yanımda Kal, Yapı Kredi Yayınları, s. 28
- Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri.
- (binalar) Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
- Dolmuştan inince fırından iki tane simit alıp daireye doğru koşuyorum.— 2018, Semih ÖZTÜRK, Önce Dağlar Kar Tutacak, Varlık Yayınları, s. 58
- Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm.
- Yemeği selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. - Memduh Şevket Esendal
- (mecaz) Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
- Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek
- (geometri) Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
- Dairenin çevresi, çapı ile pi sayısının çarpımına eşittir.
- (müzik aletleri) Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]apartman dairesi, arz dairesi, askerlik dairesi, daire kesmesi, daire parçası, dubleks daire, enlem dairesi, fasit daire, hareket dairesi, harp dairesi, icra dairesi, İslâm dairesi, istihbarat dairesi, kalorifer dairesi, kaza dairesi, kazan dairesi, lojistik dairesi, nüfuz dairesi, saat dairesi, stüdyo daire, uçan daire, vergi dairesi, yarım daire
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Lazca
[düzenle]Ad
[düzenle]daire
- daire
Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Arapça kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe ses dosyaları olan sözcükler
- Türkçe 3 heceli sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede iskân
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçe mecmuadan tanıklıklar
- Türkçede binalar
- Türkçe mecazlar
- Türkçede geometri
- Türkçede müzik aletleri
- Lazca sözcükler
- Lazca adlar