İçeriğe atla

daire

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): daiˈɾe, daiɾeˈleɾ
  • (dosya)
  • Heceleme: da‧i‧re

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi دائره (dâire), Arapça دَائِرَة (dāʾira)

daire (belirtme hâli daireyi, çoğulu daireler)

Apartmandaki daireler farklı renklerle ayırt ediliyor. (1)
Sarı alan dairedir (6)
  1. (iskân) Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri.
    • Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. - Halit Fahri Ozansoy
  2. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri; oda, ofis.
    • 1997:Sunay AKIN, 1997 Katil Kim?, Öküz, 33s. 20
      "Yıllar sonra, Askeri Yargıtay 3. Daire eski üyesi Ahmet Turan şu açıklamayı yapacaktır:"
  3. (binalar) Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
    • 2018: Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, sayfa 58 , Varlık Yayınları
      "Dolmuştan inince fırından iki tane simit alıp daireye doğru koşuyorum."
  4. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm.
    • Yemeği selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. - Memduh Şevket Esendal
  5. (mecaz) Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
    Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek
  6. (geometri) Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
    • Dairenin çevresi, çapı ile pi sayısının çarpımına eşittir.
  7. (müzik aletleri) Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

apartman dairesi, arz dairesi, askerlik dairesi, daire kesmesi, daire parçası, dubleks daire, enlem dairesi, fasit daire, hareket dairesi, harp dairesi, icra dairesi, İslâm dairesi, istihbarat dairesi, kalorifer dairesi, kaza dairesi, kazan dairesi, lojistik dairesi, nüfuz dairesi, saat dairesi, stüdyo daire, uçan daire, vergi dairesi, yarım daire


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Lazca

[düzenle]

daire

  1. daire