İçeriğe atla

dolap

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi طولاب (dolab) sözcüğünden devralındı, Farsça دولاب (dolâb) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

dolap (belirtme hâli dolabı, çoğulu dolaplar)

Dolap (1)
  1. (mobilya) genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
  2. su dolabı.
    • 2003: Halide Edip ADIVAR , Sinekli Bakkal, sayfa 300 , Özgür Yayınları
      "Fakat Selim Paşa'nın bostan kuyusundaki su çeken tahta dişli, köhne, gıcırtılı dolap değil. ."
  3. dönme dolap.
  4. (işletmeler) İstanbul bedesteninde dükkân
  5. (tiyatro) orta oyununda dükkân ya da ev olarak kullanılan dekor
  6. (mecaz) düzen.
    • "Kendisinden önce mahpushanede dönen dolapları kulak verip ciddiyetle dinlememişti." - Kerim Korcan
  7. (mecaz) hile.
  8. (kaplar) Yumuşaması ve parlaması amacıyla içinde talaş, kaolin, alçı vb. ile birlikte derinin döndürüldüğü, çapı 1, 2 veya 3 metre olabilen, silindir biçiminde ağaç fıçı.
  9. (aletler) Kenevirden ip bükmeye yarayan alet.
    • (aletler) Sanayide kaba yüzeyleri pürüzsüzleştirmek, pas ve kireç tabakalarını, döküm çapaklarını vb.ni temizlemek için malzemeyi sert parçalarla beraber yuvarlayıp çarptırma işleminin yapıldığı silindir biçiminde alet.

Deyimler

[düzenle]

dolaba girmek, dolaba gelmek, dolabı bozulmak, dolap çevirmek, dolap döndürmek

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

dolap beygiri, dönme dolap, gömme dolap, tel dolap, yerli dolap, banyo dolabı, baş üstü dolabı, bostan dolabı, buzdolabı, çalışma dolabı, çamaşır dolabı, ecza dolabı, elbise dolabı, emanet dolabı, esvap dolabı, evrak dolabı, giysi dolabı, kahve dolabı, karteks dolabı, kitap dolabı, köşe dolabı, makine dolabı, mutfak dolabı, müzik dolabı, su dolabı, yemek dolabı

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

dolap

  1. dolap

Köken

[düzenle]

Farsça dol-ab