çatal
Görünüm
Türkçe
[düzenle]

Ad
[düzenle]çatal (belirtme hâli çatalı, çoğulu çatallar)
- (mutfak eşyaları, aletler) yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç
- Çatalı elinden düştü, ağzı açık kaldı. - P. Safa
- İki veya daha çok kola ayrılan değnek.
- (ağaçlar) yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
- 2013: Ayşegül ÇELİK, 2013 Korku ve Arkadaşları, sayfa 24 , Can Sanat Yayınları
- "Fakat yalnızlık, büyümeye müsait yaban otlarına benzediğinden, bir an geldi ki çatal yapmış bir dalda uyanıp gözlerini açtığında, herkesin çoktan gitmiş olduğunu fark etti Tarçın."
- 2013: Ayşegül ÇELİK, 2013 Korku ve Arkadaşları, sayfa 24 , Can Sanat Yayınları
- dallı olan şeylerin her kolu.
- (tarım, aletler) iki veya daha çok kola ayrılan değnek.
- (tarım, aletler) dirgen.
- (balıkçılık) bir tür olta iğnesi.
- (yemek içmek) bir tür tuzlu çörek .
Ön ad
[düzenle]çatal (karşılaştırma daha çatal, üstünlük en çatal) çatal
- ucu kollara ayrılmış
- Çatal yol.
- iki taraflı
- Evlerinin önü çatal pınarlar. - Halk türküsü
- İçerler suyunu beni anarlar. - Halk türküsü
- (mecaz) iki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir
- Çatal söz.
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çatal" maddesi
Atasözleri
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]çatal
- çatal
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Kırım Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]çatal
- çatal