pas

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

pas (belirtme hâli pası, çoğulu paslar)

  1. su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde
    Demirin tozu ve pası dev işçilerin kirpiklerine yağar, gözlerine dolardı. - L. Tekin
  2. genellikle midenin bozulmasından ötürü dilin üzerinde oluşan beyaz tabaka, bar
  3. bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahve rengi lekeler; bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı
  4. bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "pas"

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Altın pas tutmaz

Ünlem[düzenle]

  1. (iskambil) bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz

Azerice[düzenle]

[düzenle]

  1. pas

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. zenk, paslanmış, bicevher

Fransızca[düzenle]

[düzenle]

  1. adım

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

  1. kalıp

Köken[düzenle]

Eski Türkçe pas

Hollandaca[düzenle]

[düzenle]

  1. adım

Hırvatça[düzenle]

[düzenle]

  1. (köpekgiller) köpek

Sırpça[düzenle]

[düzenle]

  1. (köpekgiller) köpek

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


Yahudi İspanyolcası[düzenle]

[düzenle]

  1. barış, sulh