çatmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çatmak

  1. odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
    Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var. - F. R. Atay
  2. kereste vb.ni birbirine tutturmak
    Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar. - L. Tekin
  3. bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
    Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık. O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık. - M. A. Ersoy
  4. yükü hayvana iki yanlı yüklemek
  5. başa yemeyemei, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
  6. üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
    Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu. - R. H. Karay
  7. yazıyla veya sözle sataşmak
    Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur. - M. Ş. Esendal
  8. rastlamak, karşılaşmak
    Nerden çattım böylesi bir güzele... - C. S. Tarancı
  9. (hukuk) gemiler birbirine çarpmak

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. kuzuyu koyuna katmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

çatmak

  1. karı koca etmek, bir araya getirmek
  2. ermek (Akıl)

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.