dayamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

dayamak dayamak -r dayamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dayar)

[1] yaslamak
Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı. - Ö. Seyfettin
[2] bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak
Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti. - S. F. Abasıyanık
[3] korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak
Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı.
[4] varmak, ulaşmak
[5] kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak
[6] vakit geçirmeden, bekletmeden vermek
Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı. - O. C. Kaygılı
[7] kapı veya pencereyi ardına kadar açmak

Deyimler[düzenle]

merdiven dayamak
sırtını dayamak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]