kese
Görünüm
| Ayrıca bakınız: keşe |

Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]kese (belirtme hâli kese, çoğulu keseler)
- (giyim) cepte taşınan, içine para, tütün gibi şeyler konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
- Babası çifteyi bıraktı yere, tütün kesesini çıkardı, bir avuç tütün aldı, serpti atın yarasına.— Faruk EREM, 1996, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 73, Çark Kitabevi Yayınları
- bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap
- Kur'an kesesi.
- (hijyen) yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez
- bir kişinin kendisine ait parası veya serveti
- Bu sadeleşme, vücut ve keseye daha elverişli idi. - F. R. Atay
- (anatomi) organizmanın bazı boşlukları
- (bitki bilimi) su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlamak|sağlayan şişkinlik
- (tarih, para) beş yüz kuruşluk para birimi
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Ön ad
[düzenle]kese (karşılaştırma daha kese, üstünlük en kese)
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kese" maddesi
Karakalpakça
[düzenle]Ad
[düzenle]kese (kese)
Türkmence
[düzenle]Ad
[düzenle]kese (kese)
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.