hava

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

Türkçe[düzenle]

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ha·va

Köken[düzenle]

Arapça هواء [hawā']

[düzenle]

hava (belirtme hâli havayı, çoğulu havalar) -sı

  1. (termodinamik) hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı
  2. (meteoroloji) meteorolojik olayların bütünü
    Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. - M. Ş. Esendal
  3. canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. - R. N. Güntekin
  4. gökyüzü
    Havada bir tek bulut yok.
  5. çevreyi kuşatan boşluk
    Tozlar havada uçuşuyordu.
  6. esinti
    Bugün hava olursa yelkenli kalkacak.
  7. (müzik) müzik parçalarında tür
    Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. - S. F. Abasıyanık
  8. müzik aletlerinden çıkan ses perdesi
  9. görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik
    Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar. - H. Taner
  10. tarz, üslûp
  11. durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans
  12. çekicilik
    Kadın güzel değil ama havası var.
  13. (mecaz) keyif, âlem

Çekimleme[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. sonuçsuz, anlamsız, boş
    Bu sözlerin sonu hava.

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "hava"

Azerice[düzenle]

[düzenle]

hava

[1] (termodinamik, meteoroloji) hava

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

hava

[1] (termodinamik, meteoroloji) hava

Köken[düzenle]

[1] Arapça

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (termodinamik, meteoroloji) hava

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

hava

[1] (termodinamik, meteoroloji) hava

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

hava

[1] evet, tabiî, elbette

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.