İçeriğe atla

dönmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): dønˈmec
Heceleme: dön‧mek

Eylem

[düzenle]
Çarklar dönüyor (1)
Kalabalık evlerine dönüyor. (2) Kalabalıktan bazı insanlar yolun sağ sapağına dönmüş (3)
Sola dönmek yasak (4)

dönmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi döner)

  1. kendi çevresinde ya da başka bir şeyin etrafında hareket etmek
    • İçeride anahtarın acı bir gıcırtıyla döndüğünü duydum. - Yusuf Ziya Ortaç
  2. geri gelmek, geri gitmek
    • Bu düşünceden kurtulmak için tekrar hastabakıcı meselesine döndü.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 12, Dergâh Yayınları
  3. yönelmek
    • Babam birdenbire bana döndü. - Sait Faik Abasıyanık
  4. sapmak
    • Gülümseyerek bir köşeyi döndü. - Peyami Safa
  5. bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek
    • Biz kahveden çıkarken kar tipiye dönüyordu.
      — Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, s. 29, Varlık Yayınları
  6. sınıfta kalmak
    • Çocuk çalışmazsa bu yıl döner.
  7. durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek
    • 'Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar. - Reşat Nuri Güntekin
  8. belirli bir yerde dolaşmak
  9. kendini bir yandan bir yana çevirmek
    • Yatağında sabaha kadar dönüp durdu.
  10. yöneltilmek, düzene koyulmak, çekip çevrilmek
    • "Her kadehin vergisini verirsem burası döner mi sanıyorsun?" dedi, üstünden zamanın rüzgârı geçmiş bomboş restoranı işaret ederek.
      — Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, s. 231, Can Sanat Yayınları
  11. söz konusu etmek, hatırlamak
    • Biz yine onun gençliğine, lise öğretmeni olduğu zamana dönelim. - Haldun Taner
  12. bırakılan bir konu veya işe başlamak
  13. (mecaz) hileyle, gizlice yapılmak
    • Burada bir şeyler oluyor, bir şeyler dönüyor ama anlayamıyorum. - Refik Halit Karay
  14. (din) inanç, din veya düşüncesini değiştirmek
    • Annesinin İtalyan Yahudisiyken döndüğünü söylemişti. - Ömer Seyfettin

Çekimleme

[düzenle]
dönmek eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit döndüm döndün döndü döndük döndünüz döndüler
hikâye döndüydüm döndüydün döndüydü döndüydük döndüydünüz döndüydüler
rivayet
şart döndüysem döndüysen döndüyse döndüysek döndüyseniz döndüyseler
döndülerse
belirsiz geçmiş basit dönmüşüm dönmüşsün dönmüş dönmüşüz dönmüşsünüz dönmüşler
hikâye dönmüştüm dönmüştün dönmüştü dönmüştük dönmüştünüz dönmüştüler
rivayet dönmüşmüşüm dönmüşmüşsün dönmüşmüş dönmüşmüşüz dönmüşmüşsünüz dönmüşmüşler
şart dönmüşsem dönmüşsen dönmüşse dönmüşsek dönmüşseniz dönmüşseler
dönmüşlerse
geniş basit dönerim dönersin döner döneriz dönersiniz dönerler
hikâye dönerdim dönerdin dönerdi dönerdik dönerdiniz dönerdiler
rivayet dönermişim dönermişsin dönermiş dönermişiz dönermişsiniz dönermişler
şart dönersem dönersen dönerse dönersek dönerseniz dönerseler
dönerlerse
şimdiki basit dönüyorum dönüyorsun dönüyor dönüyoruz dönüyorsunuz dönüyorlar
hikâye dönüyordum dönüyordun dönüyordu dönüyorduk dönüyordunuz dönüyordular
rivayet dönüyormuşum dönüyormuşsun dönüyormuş dönüyormuşuz dönüyormuşsunuz dönüyormuşlar
şart dönüyorsam dönüyorsan dönüyorsa dönüyorsak dönüyorsanız dönüyorsalar
dönüyorlarsa
gelecek basit döneceğim döneceksin dönecek döneceğiz döneceksiniz dönecekler
hikâye dönecektim dönecektin dönecekti dönecektik dönecektiniz dönecektiler
rivayet dönecekmişim dönecekmişsin dönecekmiş dönecekmişiz dönecekmişsiniz dönecekmişler
şart döneceksem döneceksen dönecekse döneceksek dönecekseniz dönecekseler
döneceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit döneyim dönesin döne dönelim dönesiniz döneler
hikâye döneydim döneydin döneydi döneydik döneydiniz döneydiler
rivayet döneymişim döneymişsin döneymiş döneymişiz döneymişsiniz döneymişler
şart
şart basit dönsem dönsen dönse dönsek dönseniz dönseler
hikâye dönseydim dönseydin dönseydi dönseydik dönseydiniz dönseydiler
rivayet dönseymişim dönseymişsin dönseymiş dönseymişiz dönseymişsiniz dönseymişler
şart
gereklilik basit dönmeliyim dönmelisin dönmeli dönmeliyiz dönmelisiniz dönmeliler
hikâye dönmeliydim dönmeliydin dönmeliydi dönmeliydik dönmeliydiniz dönmeliydiler
rivayet dönmeliymişim dönmeliymişsin dönmeliymiş dönmeliymişiz dönmeliymişsiniz dönmeliymişler
şart dönmeliysem dönmeliysen dönmeliyse dönmeliysek dönmeliyseniz dönmeliyseler
dönmelilerse
emir basit dön dönsün dönün
dönünüz
dönsünler
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit dönmedim dönmedin dönmedi dönmedik dönmediniz dönmediler
hikâye dönmediydim dönmediydin dönmediydi dönmediydik dönmediydiniz dönmediydiler
rivayet
şart dönmediysem dönmediysen dönmediyse dönmediysek dönmediyseniz dönmediyseler
dönmedilerse
belirsiz geçmiş basit dönmemişim dönmemişsin dönmemiş dönmemişiz dönmemişsiniz dönmemişler
hikâye dönmemiştim dönmemiştin dönmemişti dönmemiştik dönmemiştiniz dönmemiştiler
rivayet dönmemişmişim dönmemişmişsin dönmemişmiş dönmemişmişiz dönmemişmişsiniz dönmemişmişler
şart dönmemişsem dönmemişsen dönmemişse dönmemişsek dönmemişseniz dönmemişseler
dönmemişlerse
geniş basit dönmem dönmezsin dönmez dönmeyiz dönmezsiniz dönmezler
hikâye dönmezdim dönmezdin dönmezdi dönmezdik dönmezdiniz dönmezdiler
rivayet dönmezmişim dönmezmişsin dönmezmiş dönmezmişiz dönmezmişsiniz dönmezmişler
şart dönmezsem dönmezsen dönmezse dönmezsek dönmezseniz dönmezseler
dönmezlerse
şimdiki basit dönmüyorum dönmüyorsun dönmüyor dönmüyoruz dönmüyorsunuz dönmüyorlar
hikâye dönmüyordum dönmüyordun dönmüyordu dönmüyorduk dönmüyordunuz dönmüyordular
rivayet dönmüyormuşum dönmüyormuşsun dönmüyormuş dönmüyormuşuz dönmüyormuşsunuz dönmüyormuşlar
şart dönmüyorsam dönmüyorsan dönmüyorsa dönmüyorsak dönmüyorsanız dönmüyorsalar
dönmüyorlarsa
gelecek basit dönmeyeceğim dönmeyeceksin dönmeyecek dönmeyeceğiz dönmeyeceksiniz dönmeyecekler
hikâye dönmeyecektim dönmeyecektin dönmeyecekti dönmeyecektik dönmeyecektiniz dönmeyecektiler
rivayet dönmeyecekmişim dönmeyecekmişsin dönmeyecekmiş dönmeyecekmişiz dönmeyecekmişsiniz dönmeyecekmişler
şart dönmeyeceksem dönmeyeceksen dönmeyecekse dönmeyeceksek dönmeyecekseniz dönmeyecekseler
dönmeyeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit dönmeyeyim dönmeyesin dönmeye dönmeyelim dönmeyesiniz dönmeyeler
hikâye dönmeyeydim dönmeyeydin dönmeyeydi dönmeyeydik dönmeyeydiniz dönmeyeydiler
rivayet dönmeyeymişim dönmeyeymişsin dönmeyeymiş dönmeyeymişiz dönmeyeymişsiniz dönmeyeymişler
şart
şart basit dönmesem dönmesen dönmese dönmesek dönmeseniz dönmeseler
hikâye dönmeseydim dönmeseydin dönmeseydi dönmeseydik dönmeseydiniz dönmeseydiler
rivayet dönmeseymişim dönmeseymişsin dönmeseymiş dönmeseymişiz dönmeseymişsiniz dönmeseymişler
şart
gereklilik basit dönmemeliyim dönmemelisin dönmemeli dönmemeliyiz dönmemelisiniz dönmemeliler
hikâye dönmemeliydim dönmemeliydin dönmemeliydi dönmemeliydik dönmemeliydiniz dönmemeliydiler
rivayet dönmemeliymişim dönmemeliymişsin dönmemeliymiş dönmemeliymişiz dönmemeliymişsiniz dönmemeliymişler
şart dönmemeliysem dönmemeliysen dönmemeliyse dönmemeliysek dönmemeliyseniz dönmemeliyseler
dönmemelilerse
emir basit dönme dönmesin dönmeyin
dönmeyiniz
dönmesinler
hikâye
rivayet
şart

Atasözleri

[düzenle]

deli danalar gibi dönmek,

Deyimler

[düzenle]

ağlama duvarına dönmek, başı dönmek, deliye dönmek, divaneye dönmek, dut yemiş bülbüle dönmek, dönüp dolaşmak, dönüp geriye bakmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]