varmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: var

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

varmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi varır) -ar

  1. erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak
    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İ. Özel
  2. belli bir duruma veya düzeye gelmek
    Yaşı elliye vardı. O şimdi yolun yarısına varmıştı.
  3. hoş olmayan bir sona ermek
    Beni tahkir etmeye kadar varıyorsun. - P. Safa
  4. bir şeyi iyice anlamak veya duymak
    Tadına varmak. Sırrına varmak.
  5. acımadan, çekinmeden yapmak
    Eli varmak. Dili varmak.
  6. kadın, evlenmek
    Gönül verdin derlerdi o delikanlıya; En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya - A. M. Dranas
  7. bir durumdan başka duruma geçmek
    Secdeye varmak. Uykuya varmak.

Yazılışlar[düzenle]

وارمق

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

varıncaya kadar, var, varagele, varagele bombardımanı, varagele botu, tümevarım