İçeriğe atla

baba

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
  • Osmanlı Türkçesi بابا‎ sözcüğünden devralındı. Azerice baba (“dede”) ile eş asıllı. Çocuk dilinden türetilmiş bir sözcüktür. Benzer biçim ve anlamlara dünya dillerinin birçoğunda rastlanır.

Söyleniş

[düzenle]

baba (belirtme hâli babayı, çoğulu babalar)

Baba ve çocuğu (1)
Baba (13)
  1. (aile, erkek)Çocuğu olan erkek.
    • eş anlamlısı: peder
    • Rüya, suratı bir karış asılmış, vücudu dertop olmuş, kendini divana atmış, yatmış, ne de mutsuz olmuş, yan gözle dünyaya ve onun dünya bakışına bakan babasına bakıyor.
      — 1997, Orhan PAMUK, “Rüya Kederlenince”, Öküz, 36. sayı, s. 7
  2. (aile, erkek) Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek.
    • "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk'tür." - Anayasa
  3. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
  4. (yapı malzemeleri) Çatı merteği.
  5. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
    • Atatürk Türk milletinin babasıdır.
  6. (aile, erkek, mecaz) Anlayışlı, iyi huylu erkek.
  7. (aile, suç, mecaz)Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
    • "Bu silahlar, Türkiye’deki ünlü mafya babaları tarafından ülkeye sokuluyordu." - Ahmet Kekeç
  8. (aile, mecaz) Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
  9. (aile, mecaz) ata kelimesinin eş anlamlısı
    • "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..." - Yahya Kemal Beyatlı
  10. (argo) Çok kaliteli, üstün nitelikli.
    • Mal, çok baba çıktı.
  11. (İslam) Tarikatların bazısında tekke büyüğü.
    • Bektaşi babası.
  12. Bu gibi kimselere verilen ünvan.
    • Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas.
  13. (denizcilik) iskele babası kelimesinin eş anlamlısı
    • Eski iskele babasının üze­rine çıkıp geminin kahverengi bordasına kocaman bir çiçek çizdi.Sonra babadan indi çiçeğin altına yazdı.
      — 2010, Ahmet BÜKE, Kumrunun Gördüğü, Can Sanat Yayınları, s. 125
  14. (mimarlık) Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge.
    • Alman MAN firması tarafından yapılan köprünün demir korkuluklarının babaları sabitlenmiş olmakla birlikte, henüz şebekeli korkulukların yerlerine yerleştirilmemiş olması dikkat çekici bir ayrıntı.
      — 2017, Ziya Kenan BİLİCİ, Cam Negatiflerde İstanbul'un İzleri: İmparatorluk'tan Cumhuriyete, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, s. 47

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

babasının çiftliği, babalarının çiftliği, baba olmak, babasına rahmet okutmak, babasının hayrına, babasının kızı, babasının oğlu

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

baba adam, babaanne, baba boyunduruğu, baba bucağı, babacan, baba diyarı, baba dostu, babaevi, baba hindi, baba mirası, baba nasihati, baba ocağı, baba sanlı, baba soylu, baba tarafı, baba tatlısı, baba yadigârı, baba yarısı, baba yerli, babayiğit, baba yurdu, babadan kalma, âdembaba, Âdem Baba, ağababa, ana baba, ballıbaba, beybaba, biyolojik baba, büyükbaba, cicibaba, devlet baba, dönbaba, efendibaba, hacıbaba, kayınbaba, Noel Baba, öz baba, paşababa, sütbaba, şambaba, üvey baba, vaybabamcı, altın babası, Bektaşi babası, dert babası, fakir fukara babası, fikir babası, fukara babası, isim babası, iskele babası, mafya babası, öksüz babası, para babası, şambabası, tırabzan babası

Çeviriler

[düzenle]
Aile bireyi
Denizcilik

Kaynakça

[düzenle]

Ayrıca bakınız

[düzenle]
Akrabalık [değiştir]
amca (emmi) · amca oğlu (emmizade) · amcazade · anne(ana) · baba · büyük anne (nene) · büyük baba (dede) · dayı · dayızade · dede · elti · enişte · erkek kardeş (birader) · görümce · hala · hanımanne · kardeş (kardaş) · karı · kaynana (kayınvalide) · kaynata (kayınpeder) · kayınbaba · kayınbirader · kız kardeş (bacı) · nine · teyze · teyzezade · yeğen

Afrikanca

[düzenle]

baba

  1. (primatlar, aile) bebek

Azerice

[düzenle]

baba

  1. (aile) dede

Fransızca

[düzenle]

baba

  1. bir çeşit erikli kek

Hausaca

[düzenle]

baba

  1. (aile) baba

İspanyolca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Latince baba

baba

  1. saçma sapan söz
  2. salya
  3. sümük

Kırım Tatarcası

[düzenle]

baba

  1. (aile) baba

Svahili dili

[düzenle]

baba

  1. (aile) baba

Sırp-Hırvatça

[düzenle]

baba d (çoğulu babe)

  1. (aile) (Boşnak, Sırp, Hırvat ağzı) büyükanne, nine
  2. haminne, yaşlı kadın

Eş anlamlılar

[düzenle]

Tagalogca

[düzenle]

baba

  1. çene

Tatarca

[düzenle]

baba

  1. (aile) dede

Türkmence

[düzenle]

baba

  1. (aile) dede (annenin babası)baba

Lazca

[düzenle]

baba

  1. baba