İçeriğe atla

gelme

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: gelmek

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
(fiil): IPA(anahtar): [ˈɡɛɫ.mɛ]
(isim): IPA(anahtar): [ɡɛɫ.ˈmɛ]
  • Heceleme: gel‧me

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi گلمه

gelme (belirtme hâli gelmeyi, çoğulu gelmeler), sahiplik şekli gelme -si

  1. gelmek işi
     Ne söylense duyulur bir ürperme sesinde. Neden hayır olmasın üç beyin gelmesinde. F. N. Çamlıbel
  2. (optik) bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya şeffaf bir cismin yüzeyine erişmesi

Çekimleme

[düzenle]

Zıt anlamlılar

[düzenle]

Alt kavramlar

[düzenle]


Türetilmiş kavramlar

[düzenle]


Çeviriler

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

gelme (karşılaştırma daha gelme, üstünlük en gelme)

  1. gelmiş olan
     Avrupa'dan gelme bir televizyon bu.
  2. yetişme
     İyi aileden gelme çocuktur.

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

gelme

  1. gelmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi
    zıt anlamlısı: gel