deve
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]deve (belirtme hâli deveyi, çoğulu develer)

- (devegiller) Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan, (Camelus).
- Orta Asya Tipi Türk develeri çift hörgüçlü olur. Ama Arap cinsi develer tek hörgüçlü olur.
Çekimleme
[düzenle]deve adının çekimi
Atasözleri
[düzenle]- deve bir akçeye, deve bin akçeye,
- deve boynuz ararken kulaktan olmuş,
- deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder,
- deveden büyük fil var,
- deve, deve yerine çöker,
- deve Kâbe'ye gitmekle hacı olmaz,
- devenin derisi eşeğe yük olur,
- deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez,
- deveye burç gerek olursa boynunu uzatır,
- deve yerine deve çöker,
- deveyi yardan uçuran bir tutam ottur,
- çıngıraklı deve kaybolmaz,
- densiz deve kuyruğu, deh! demeden sallanır,
- deve çalar zilini dengi dengine,
- deve küçük et yer, deve büyük ot yer,
- deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı,
- devenin hörgücü ona ağır gelmezmiş,
- deveye "Boynun eğri" demişler, "Nerem doğru ki?" demiş,
- deveye ot lazım olunca boynunu uzatır,
- şahin ile deve avlanmaz,
- talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar
Deyimler
[düzenle]deve gibi, deve olmak, deve yapmak, deve etmek, deveye hendek atlatmak, deveyi düze çıkarmak, deveyi havuduyla yutmak, deve nalbanda bakar gibi,
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]deveboynu, deve dikeni, deve dişi, deve döşlü, deveelması, devegözü, deve güreşi, deve hamuru, deve kini, deve kolu, deve kuşu, devetabanı, deve tımarı, devetüyü, deve tüyü, deve yükü, deve yürekli, yeğen deve, hacı devesi, peygamberdevesi
Çeviriler
[düzenle]devegiller
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "deve" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de deve
Arnavutça
[düzenle]Ad
[düzenle]deve
- (devegiller) deve