patlamak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] nesneler, basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek
Dinamit patladı.
[2] yırtılıp açılmak
Gözlerim gene ayakkabılarıma kaydı, yanları patlamıştı. - O. Kemal
[3] yarılmak
Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı. - R. N. Güntekin
[4] görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek
Tomurcuklar patladı.
[5] top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek
[6] ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek
Harp patlıyor ve askerlere edebiyatçılık, edebiyatçılara askerlik yapmak düşüyor. - N. F. Kısakürek
[7] çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek
Sanıyorum ki istimi fazla gelmiş kazanlar gibi hırslarından patlayacaklar. - O. C. Kaygılı
[8] aşırı tepki göstermek
[9] ansızın bir gürültü duyulmak
[10] herhangi bir durum veya değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak

Söyleniş

/patlaˈmac/

Heceleme

pat·la·mak

Köken

Türkçe:

Deyimler

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] kolalamak
[2] mayalı bir tortu ile tortulamak