İçeriğe atla

büyük

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[değiştir]

Köken

[değiştir]
Osmanlı Türkçesi بويوك‎, Eski Türkçe 𐰋𐰇𐰘𐰜(b²üy²k̥).

Söyleniş

[değiştir]

Zıt anlamlılar

[değiştir]

büyük (belirtme hâli büyüğü, çoğulu büyükler)

  1. erişkin, yetişkin kişi
  2. (din) büyük abdest
    Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu. — A. Kutlu
  3. (mecaz) derece, makam, rütbe bakımından daha üst olan kişi

Çekimleme

[değiştir]

Eş anlamlılar

[değiştir]

Atasözleri

[değiştir]

Deyimler

[değiştir]

Çeviriler

[değiştir]

Ön ad

[değiştir]

büyük (karşılaştırma daha büyük, üstünlük en büyük)

  1. belli bir yaşa gelmiş, yetişkin
    Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu. — A. Kutlu
  2. bir grup canlı arasından yaşı diğerlerine göre daha fazla olan
  3. boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (müşahhas cisim), küçük karşıtı
    Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. — Y. Z. Ortaç
  4. çok, ortalamayı aşan
    Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. — P. Safa
  5. mühim, önemli
    Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. — T. Buğra
  6. niceliği çok olan
    Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. — R. N. Güntekin
  7. üstün niteliği olan
    Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. — N. Ataç

Çeviriler

[değiştir]

Kaynakça

[değiştir]

Kırım Tatarcası

[değiştir]

Ön ad

[değiştir]

büyük

  1. büyük
    Büyügi Mümine 19 yaşında, küçügi Amira tek eki yaşını toldurdı. — Büyüğü Mümine 19 yaşında, küçüğü Amira ise henüz bir yaşını doldurdu.