büyük

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2009 yılında
6. haftanın sözcüğüydü.
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2009 yılında
5. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: byˈjyc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: bü·yük

Köken[düzenle]

Eski Türkçe بويوك

[düzenle]

büyük (belirtme hâli büyüğü, çoğulu büyükler) -ğü

  1. makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse
  2. erişkin, yetişkin kimse
  3. (din) büyük abdest
    Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu. - A. Kutlu

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

küçük

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
büyük daha büyük en büyük
[1] boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (müşahhas cisim), küçük karşıtı
[2] çok, ortalamayı aşan
[3] niceliği çok olan
[4] üstün niteliği olan
[5] yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
[6] bir grup canlı arasından yaşı diğerlerine göre daha fazla olan
[7] önemli

Söyleniş[düzenle]

IPA: byˈjyc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: bü·yük

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. - Y. Z. Ortaç
[2] Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. - P. Safa
[3] Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. - R. N. Güntekin
[4] Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. - N. Ataç
[7] Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. - T. Buğra

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Kırım Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] büyük

Örnekler[düzenle]

Büyügi Mümine 19 yaşında, küçügi Amira tek eki yaşını toldurdı.