büyük
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi بويوك, Eski Türkçe 𐰋𐰇𐰘𐰜 (b²üy²k̥).
Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]büyük (karşılaştırma daha büyük, üstünlük en büyük)



- Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı.
- "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz." - Yusuf Ziya Ortaç
- Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).
- "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti." - Peyami Safa
- Niceliği çok olan:
- 1960: Attilâ İlhan, 1960 Ben Sana Mecburum, sayfa 2 , Ataç Kitabevi
- "hani cebinde hiç büyük para taşımıyan/boynunun üstünde başı fevkalâde eğreti/hani gözlükleri lüzumundan fazla temiz/tek kelime İspanyolca bilmediği halde/antonio machado’dan şiir okuyan adam."
- 1960: Attilâ İlhan, 1960 Ben Sana Mecburum, sayfa 2 , Ataç Kitabevi
- Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem.
- "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri." - Nurullah Ataç
- Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş:
- "Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu." - Ayla Kutlu
- Gücü, kudreti çok olan:
- "Hangi şekil altında olursa olsun bu otoriteyi yaşattığımız müddetçe büyük devlet sahibi, büyük millet olabiliriz." - Nurettin Topçu
- (mecaz) Önemli olan:
- "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti." - Tarık Buğra
Ad
[düzenle]büyük (belirtme hâli büyüğü, çoğulu büyükler)
- Dışkı
- (mecaz) Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]büyük söylemek, büyük gelmek, büyük görmek, büyük bilmek, büyük tutmak, büyük laf etmek, büyükle büyük, küçükle küçük olmak, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmek, büyük oynamak, büyük sözüme tövbe!, büyük yemin etmek
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]büyük abdest, büyük aile, büyük amiral, büyükanne, Büyükayı, büyükbaba, büyükbaş, büyük boy, büyük çember, büyük dalga, büyük defter, büyükelçi, büyük fotoğraf, büyük hanım, büyük harf, büyük kalori, büyük kan dolaşımı, büyük mağaza, büyük mevlit ayı, büyük orta, büyük önerme, büyük para, büyükpeder, büyük resim, büyük sesli uyumu, büyükşehir, büyük tansiyon, büyük terim, büyük tımar, büyük tövbe ayı, büyük ünlü uyumu, büyükten büyüğe, ağzı büyük, burnu büyük, küçüklü büyüklü
Çeviriler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "büyük" maddesi
Kırım Tatarcası
[düzenle]Ön ad
[düzenle]büyük
- büyük
- Büyügi Mümine 19 yaşında, küçügi Amira tek eki yaşını toldurdı. — Büyüğü Mümine 19 yaşında, küçüğü Amira ise henüz bir yaşını doldurdu.