İçeriğe atla

bakmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: bak‧mak

Yazılışlar

[düzenle]
باقمق

Eylem

[düzenle]

bakmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bakar)

Hayvan, kameraya bakıyor (1)
Evin bir cephesi dağa bakıyor (3)
Doktor, çocuğa bakıyor (7)
Öğrenci dersine bakıyor (11)
  1. (hizmetler) bakışı bir şey üzerine çevirmek
    • Zamanla nasıl değişiyor insan. Hangi resmime baksam ben değilim. - C. S. Tarancı
  2. aramak
  3. bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak
    • Limana bakan penceresinden deniz görünürdü. - O. V. Kanık
  4. bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek
  5. beslemek, geçindirmek
    • 2020: Mehmet EROĞLU, 2020 Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 59 , İletişim Yayınları
      "Hayır, artık bakamıyorum."
  6. bir işi birinden beklenmek
    • Evin bütün işleri bana bakıyor.
  7. hastayı muayene etmek
    • 2015: Emrah POLAT, 2015 Köpek Adamlar, sayfa 10 , İletişim Yayınları
      "Annesi, ayağa baksın diye doktora âdeta yalvarıyor."
  8. tedavi etmek için ilgilenmek
  9. denemek, incelemek, yoklamak
    • Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız?
  10. bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak
    • Pasaport işine polis bakar.
  11. ilgilenmek
    • Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı. - E. Bener
  12. meşgul olmak, uğraşmak
    • Çocuğum, sen derslerine bak.
  13. yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak
    • Bu iş beş bin liraya bakar.
  14. korumak, gözetmek
  15. renklerde benzemek, andırmak
    • Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.
  16. anlamak, farkına varmak
    • Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez. - M. Ş. Esendal
  17. başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak
    • Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak!


Deyimler

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. bakmak

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

bakmak

  1. bakmak
  2. görmek