bakmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

bakmak -ar

[1] bakışı bir şey üzerine çevirmek
[2] aramak
[3] bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak
[4] bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek
[5] beslemek, geçindirmek
[6] bir işi birinden beklenmek
[7] hastayı muayene etmek
[8] tedavi etmek için ilgilenmek
[9] denemek, incelemek, yoklamak
[10] bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak
[11] ilgilenmek
[12] meşgul olmak, uğraşmak
[13] yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak
[14] korumak, gözetmek
[15] renklerde benzemek, andırmak
[16] anlamak, farkına varmak
[17] başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak

Yazılışlar[düzenle]

باقمق

Heceleme[düzenle]

Heceleme: bak·mak

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[*] bakmamak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Üst kavramlar[düzenle]

[1] görmek

Alt kavramlar[düzenle]

[1] ana baba eline bakmak, çeşnisine bakmak, dürbünün tersiyle bakmak, fena gözle bakmak, gözü toprağa bakmak, gül gibi bakmak, icabına bakmak, kem gözle bakmak

Örnekler[düzenle]

[1] Zamanla nasıl değişiyor insan. Hangi resmime baksam ben değilim. - C. S. Tarancı
[2] Her yere baktı, ama alnında olan gözlüğü bulamadı tabii.
[3] Limana bakan penceresinden deniz görünürdü. - O. V. Kanık
[4] Yek hobisi evinin arkasındaki bahçeye bakmak.
[5] Üç çocuklu bir aileye bakıyor.
[6] Evin bütün işleri bana bakıyor.
[7] Bevliyeciye gitti, o da ona nasıl baktıysa artık… Bir de baktık, iki ay sonra evleniverdiler.
[8] Bu iş doktora bakar.
[9] Git bak bakalım, evdeler mi?
[9] Şu hesaba sen de bak.
[9] Yemeğin tadına bakar mısınız?
[10] Pasaport işine polis bakar.
[11] Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı. - E. Bener
[12] Çocuğum, sen derslerine bak.
[13] Bu iş beş bin liraya bakar.
[15] Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.
[16] Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez. - M. Ş. Esendal
[17] ‘'Yemeğini yemene bak!
[17] Vaktini boş geçirmemeye bak!'’

Atasözleri[düzenle]

[1] Güzele bakmak sevaptır

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[*] bakabilmek, bakakalmak, bakılmak, bakınmak, baktırmak

Köken[düzenle]

Türkçe: bakma + -k

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] bakmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] bakmak
[2] görmek