İçeriğe atla

bakış

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

bakmak + -ış

Söyleniş

[düzenle]

bakış (belirtme hâli bakışı, çoğulu bakışlar)

Kameraman, adamın bakışını yakalamış.
  1. bakmak işi.
    •  Görenin kanını kaynatan bir tadı vardı duruşunun, bakışının. — Y. Kemal

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın bakışım bakışlarım
belirtme bakışımı bakışlarımı
yönelme bakışıma bakışlarıma
bulunma bakışımda bakışlarımda
ayrılma bakışımdan bakışlarımdan
tamlayan bakışımın bakışlarımın
2. tekil (senin)
yalın bakışın bakışların
belirtme bakışını bakışlarını
yönelme bakışına bakışlarına
bulunma bakışında bakışlarında
ayrılma bakışından bakışlarından
tamlayan bakışının bakışlarının
3. tekil (onun)
yalın bakışı bakışları
belirtme bakışını bakışlarını
yönelme bakışına bakışlarına
bulunma bakışında bakışlarında
ayrılma bakışından bakışlarından
tamlayan bakışının bakışlarının
1. çoğul (bizim)
yalın bakışımız bakışlarımız
belirtme bakışımızı bakışlarımızı
yönelme bakışımıza bakışlarımıza
bulunma bakışımızda bakışlarımızda
ayrılma bakışımızdan bakışlarımızdan
tamlayan bakışımızın bakışlarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın bakışınız bakışlarınız
belirtme bakışınızı bakışlarınızı
yönelme bakışınıza bakışlarınıza
bulunma bakışınızda bakışlarınızda
ayrılma bakışınızdan bakışlarınızdan
tamlayan bakışınızın bakışlarınızın
3. çoğul (onların)
yalın bakışı bakışları
belirtme bakışını bakışlarını
yönelme bakışına bakışlarına
bulunma bakışında bakışlarında
ayrılma bakışından bakışlarından
tamlayan bakışının bakışlarının

Deyimler

[düzenle]

bakış atmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

bakış açısı, bakış tarzı, bütüncül bakış, derin bakış, içe bakış, keskin bakış, süzgün bakış, yan bakış, horoz bakışı, kuş bakışı, ilk bakışta.

Çeviriler

[düzenle]
bakış

Kaynakça

[düzenle]