aydınlık

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: ajdɯnˈlɯc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ay·dın·lık

Köken[düzenle]

Türkçe

[düzenle]

aydınlık (belirtme hâli aydınlığı, çoğulu aydınlıklar)

  1. bir yeri aydınlatan güç, ışık
    Azar azar büyüyen aydınlığa doğru var gücümle koşuyordum. - N. Eray
  2. bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk

Çeviriler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

aydınlıkça, aydınlıkçı, aydınlıkçık, aydınlıkken, aydınlıkla, aydınlıklı, aydınlıksa, aydınlıksı, aydınlıksız

Ön ad[düzenle]

  1. ışık alan
    Aydınlık oda.
  2. kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh
    En bilmediği çapraşık bir işi beş, on cümle ile anlatınız, onu sizden daha aydınlık bir görüşle kavrardı. - İ. A. Gövsa
  3. kötülükten uzak, temiz, saf
    Aydınlık bir yüz.

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. dam, pencere
  2. tümlük, revzen

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.