dam

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
[1] Damlar

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın dam damlar
Belirtme (-i) damı damları
Yönelme (-e) dama damlara
Bulunma (-de) damda damlarda
Çıkma (-den) damdan damlardan
Tamlayan damın damların

dam -mı

[1] (mimarlık) yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu. - E. E. Talu
[2] üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi
Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti. - N. Nâzım
[3] tutukevi
[4] (mimarlık) ahır
At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı. - H. E. Adıvar
[5] (argo) cezaevi, tutukevi
[6] dansta kavalyenin eşi
Erkeklerin kimi damlarının elinden, kimi kolundan, kimi de hafifçe omzundan tutmuş, geliyorlardı. - Ç. Altan
[7] (iskambil) iskambil kâğıtlarında kız

Köken[düzenle]

[5] Fransızca: dame
[6], Fransızca: dam

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "dam"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kısaltma[düzenle]

[1] (ölçü birimleri) dekametre

Deyimler[düzenle]

dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (mimarlık) çatı, örtü

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] ahır

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: tam

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

İngilizce[düzenle]

[düzenle]

[1] baraj

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

[1] tat, lezzet

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (mimarlık) çatı, örtü
[2] tat
[3] ahır
[4] binanın göğe bakan kısmı

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1] damsız

Alt kavramlar[düzenle]

[1] tatlı, accı, ekşi, tuzlu