İçeriğe atla

oda

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: ODA

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi اوطه (oda) sözcüğünden devralındı.

Söyleniş

[düzenle]
Bir evin odalarının çizimi (1)

oda (belirtme hâli odayı, çoğulu odalar)

  1. (odalar) evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan; banyo, salon, giriş vs. dışında kalan bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi; göz
    • "Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü." - Ahmet Haşim
  2. (meslekler) Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmi birlik
    •  Sanayi odası. Ticaret odası.
  3. (tarih, askeriye) yeniçeri kışlası
    • "Yeniçeriler Edirne’de ve sonra İstanbul’da oda denilen müteaddit kışlalarda bekâr yaşarlardı." - İsmail Hakkı Uzunçarşılı
  4. Köy odası
    • "Yatacağımız odanın sahibi Mestanlı Dayı." - Mehmet Akif Ersoy
  5. Daire
    • Bâbıâli tercüme odası.

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]
  • Vikipedi'de oda


Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: o‧da

oda

  1. (mimarlık) oda

İspanyolca

[düzenle]

oda d

  1. (edebiyat) od

Kırım Tatarcası

[düzenle]

oda

  1. (mimarlık) oda

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Lazca

[düzenle]

oda

  1. (mimarlık) oda

Zazaca

[düzenle]

oda d

  1. oda