light

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

İngilizce[düzenle]

[düzenle]

Dinle (BK aksanı).
Dinle (ABD aksanı).
[1] (dil bilimi) hafif vurgulu.
[2] (optik, aletler) ışık

Söyleniş[düzenle]

IPA: /laɪt/

Yazılışlar[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] As you can see, this spacious dining-room gets a lot of light in the mornings.
[2] Put that light out!
[3] Can you throw any light on this problem?

Eş anlamlılar[düzenle]

Köken[düzenle]

(Ana Hint-Avrupa dili): *lewktom → (Proto-Cermence): *leuhtą → (Eski İngilizce): lēoht → (Orta İngilizce): light, liht, leoht

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
light lighter
lightest
[1] hafif

Örnekler[düzenle]

[1] The room is light when the Sun shines through the window.
[2] She had light skin.
[3] I like my coffee light.

Köken[düzenle]

(Ana Hint-Avrupa dili): *lewk- → (Proto-Cermence): *leuhtaz → (Eski İngilizce): lēoht → (Orta İngilizce): light, liht, leoht

Eylem[düzenle]

Zaman Çekim
Mastar to light
Geniş zaman 3. tekil şahıs lights
Şimdiki zaman sıfat-fiil lighting
Basit geçmiş zaman lit ya da lighted
Geçmiş zaman sıfat-fiil lit ya da lighted


[1] yakmak
[2] tutuşturmak
[3] aydınlatmak

Örnekler[düzenle]

[1] We lit the fire to get some heat.
[2] She lit her last match.
[3] I used my torch to light the way home through the woods in the night.

Köken[düzenle]

(Eski İngilizce): līhtan, lȳhtan, lēohtan → (Orta İngilizce): lighten, lihten