maşa
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]maşa (belirtme hâli maşayı, çoğulu maşalar)

- Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
- Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı. - Ç. Altan
- (aletler) Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç
- Saatçi maşası.
- (saç) Saçları dalgalı, bukleli, kıvırcık duruma getirmek için kullanılan, elektrikli veya ateşle ısıtılan, maşa biçimindeki alet:
- Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı. - P. Safa
- Başkasının isteklerini, amaçlarını yerine getirmesini sağlayan kimse; alet
- Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler. - A. Boysan
- (spor) Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça.
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]birini maşa gibi kullanmak, birinin maşası olmak. maşa gibi kullanmak, saatçi maşası
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "maşa" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]maşa
- maşa