arka

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: arkacı

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi آرقا

[düzenle]

arka (belirtme hâli arkayı, çoğulu arkalar) -sı

  1. bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı
    Evin arkasında dekorlar boyarlardı. - A. Ağaoğlu
  2. bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi
    Çocuğun arkası ağrıyormuş.
  3. geri kalan bölüm
    Masalın arkası. Yazının arkası.
  4. art, peş|
  5. otururken sırtın dayandığı yer
    Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. - T. Buğra
  6. (anatomi) insanın vücudu, bedeni
    Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. - R. H. Karay
  7. (mecaz) geçmiş, geride kalmış zaman
    Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti. - Y. K. Beyatlı

Eş anlamlılar[düzenle]

  • (otururken sırtın dayandığı yer): arkalık

Zıt anlamlılar[düzenle]

  • (bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı): ön

Atasözleri[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

arka (karşılaştırma daha arka, üstünlük en arka)

  1. arkada olan, arkada bulunan
  2. kayıran, destekleyen
    Memur olmak için büyük bir arka gerek. - H. R. Gürpınar

Atasözleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. arka, sırt
  2. sıkıntılı anlarda yardım eden kişi
  3. yardımcı

Fince[düzenle]

Ön ad[düzenle]

arka

  1. yüreksiz

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe arka(arka)

[düzenle]

arka

  1. arka

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

arka

  1. arka, sırt