kurgu
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: kur‧gu
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]kurgu (belirtme hâli kurguyu, çoğulu kurgular)
- (aletler) bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç; anahtar.
- zembereğin kurulmuş olma durumu.
- Saatin kurgusu bitmiş.
- Bir işe hazırlamak için yapılan telkin.
- "Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu." - Memduh Şevket Esendal
- Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu. - Memduh Şevket Esendal
- (edebiyat) çatı.
- Bu kurguda yazarın general karakteri vasıtasıyla etrafında dolaştığı düşüncelerden biri; generalin annesinin, dostunun ve eşinin kendisinden "başka türlü" olmasıdır.— Ayşe Nur Biçer, 2026, “Mumlar Sonuna Kadar Yanar, Sándor Márai”, Varlık, 1420. sayı, s. 101
- (felsefe) uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma; spekülasyon.
- (sinema, televizyon) bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme; montaj
- Daha bunun kurgusu var, haftaya perşembeye kadar filmi teslim etmem gerek.— Ahmet ŞİMŞEK, 2025, “Balıkadam Küvette”, Sözcükler, 114. sayı, s. 65
- (sinema, televizyon) gerçek olmayan olan ve kahramanlardan oluşan eser
Çekimleme
[düzenle]=Türetilmiş kavramlar
[düzenle]kurgu bilimi, bilim kurgu, dirim kurgu, kaba kurgu
Çeviriler
[düzenle]Alet
Edebiyat
Felsefe
Çeviriler
[düzenle]Sinema
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kurgu" maddesi