gök

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: Gök

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: ˈgøc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: gök

Köken[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]

gök (belirtme hâli göğü, çoğulu gökler)

  1. (gök bilimi, meteoroloji) içinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza
  2. yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema
    Süngülerini, çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. - R. E. Ünaydın
  3. (renkler) gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

gök

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
gök daha gök en gök
  1. (renkler) gök renkte olan
  2. olgunlaşmamış
  3. Uzun süren bir kışın karları, soğukları altından fışkıran gök ekinler... - A. Kabaklı

Söyleniş[düzenle]

IPA: ˈgøc

Heceleme[düzenle]

Heceleme: gök


Çeviriler[düzenle]


Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "gök"

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] (renkler) asman, mavi
[2] yahşi

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

[1] (renkler) mavi
[2] asıl

Ön ad[düzenle]

[1] (renkler) mavi

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

gök

[1] gök

Atasözleri[düzenle]

Bostan gök iken pazaryapılmaz
Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz
Değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmaz
Gök gürlemeden yağmur yağmaz
Şimşek çakmadan gök gürlemez

Köken[düzenle]

Eski Türkçe kök

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

İsveççe[düzenle]

[düzenle]

gök n

  1. (gugukgiller, kuşlar) guguk, bayağı guguk, guguk kuşu

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

gök

  1. (renkler) mavi

Ön ad[düzenle]

gök

  1. (renkler) mavi