stand

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Yanlış kullanım[düzenle]

Doğru yazım[düzenle]

[1] stant

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

stand

Dinle (ABD aksanı).

Söyleniş[düzenle]

(BK) IPA: /stænd/
[1] ayakta durmak
[2] aday olmak
[3] uzunlukta olmak
[4] durgun olmak
[5] dik durmak

Örnekler[düzenle]

[1] Here I stand, wondering what to do next.
[2] Do not leave your car standing in the road.
[3] He stood the broom in a corner and took a break.

Köken[düzenle]

(Ana Hint-Avrupa dili): *standaną → (Eski İngilizce): standan → (Orta İngilizce): standen

[düzenle]

stand (çoğulu stands)

[1] sergilik, stant
[2] duruş

Örnekler[düzenle]

[1] I took my stand upon an eminence […] to look into their several ladings.
[2] They have a four-game stand at home against the Yankees.
[3] She took the stand and quietly answered questions.