eğlenmek
Görünüm
| Ayrıca bakınız: eylenmek |
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]eğlenmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi eğlenir)
- neşeli, hoşça vakit geçirmek
- Masadakiler eğlenirlerken vali dalgınlaşmıştı, pek dinlemiyordu konuşulanları. - A. Kulin
- bir kişinin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek
- Yalnız bunları sordu ve inan ki benimle eğlendi. - M. Ş. Esendal
- bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek
- Yemen'e gönderilirken Beyrut'ta bir hafta eğlenmiş hem şehri görmüş hem de Cebel köylerinde gezintiler yapmıştı. - R. H. Karay
- oyalanmak