İçeriğe atla

dikilmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: di‧kil‧mek

Eylem

[düzenle]

dikilmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dikilir)

  1. dikme işinin yapılması.
  2. Dik duruma gelmek.
  3. Ayakta durmak.
    • Bir süre kapının ağzında dikildikten, köpeği sevip okşadıktan sonra boşalan sandalyeye oturdum.
      — Özgür ÇIRAK, 2024, Biz de Yarın Güleriz, s. 65, İletişim Yayınları
  4. Gözün belli bir noktaya uzun süre bakması.
    • "Herkesin gözleri hayret ve tecessüsle onun üzerine dikilir." - Ahmet Muhip Dıranas
  5. Karşı koymak.
  6. (cinsellik, fizyoloji) Bazı üreme organlarının dokularına kan dolmasıyla sert ve dik duruma gelmesi.

=Çekimleme

[düzenle]
dikilmek eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit dikildim dikildin dikildi dikildik dikildiniz dikildiler
hikâye dikildiydim dikildiydin dikildiydi dikildiydik dikildiydiniz dikildiydiler
rivayet
şart dikildiysem dikildiysen dikildiyse dikildiysek dikildiyseniz dikildiyseler
dikildilerse
belirsiz geçmiş basit dikilmişim dikilmişsin dikilmiş dikilmişiz dikilmişsiniz dikilmişler
hikâye dikilmiştim dikilmiştin dikilmişti dikilmiştik dikilmiştiniz dikilmiştiler
rivayet dikilmişmişim dikilmişmişsin dikilmişmiş dikilmişmişiz dikilmişmişsiniz dikilmişmişler
şart dikilmişsem dikilmişsen dikilmişse dikilmişsek dikilmişseniz dikilmişseler
dikilmişlerse
geniş basit dikilirim dikilirsin dikilir dikiliriz dikilirsiniz dikilirler
hikâye dikilirdim dikilirdin dikilirdi dikilirdik dikilirdiniz dikilirdiler
rivayet dikilirmişim dikilirmişsin dikilirmiş dikilirmişiz dikilirmişsiniz dikilirmişler
şart dikilirsem dikilirsen dikilirse dikilirsek dikilirseniz dikilirseler
dikilirlerse
şimdiki basit dikiliyorum dikiliyorsun dikiliyor dikiliyoruz dikiliyorsunuz dikiliyorlar
hikâye dikiliyordum dikiliyordun dikiliyordu dikiliyorduk dikiliyordunuz dikiliyordular
rivayet dikiliyormuşum dikiliyormuşsun dikiliyormuş dikiliyormuşuz dikiliyormuşsunuz dikiliyormuşlar
şart dikiliyorsam dikiliyorsan dikiliyorsa dikiliyorsak dikiliyorsanız dikiliyorsalar
dikiliyorlarsa
gelecek basit dikileceğim dikileceksin dikilecek dikileceğiz dikileceksiniz dikilecekler
hikâye dikilecektim dikilecektin dikilecekti dikilecektik dikilecektiniz dikilecektiler
rivayet dikilecekmişim dikilecekmişsin dikilecekmiş dikilecekmişiz dikilecekmişsiniz dikilecekmişler
şart dikileceksem dikileceksen dikilecekse dikileceksek dikilecekseniz dikilecekseler
dikileceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit dikileyim dikilesin dikile dikilelim dikilesiniz dikileler
hikâye dikileydim dikileydin dikileydi dikileydik dikileydiniz dikileydiler
rivayet dikileymişim dikileymişsin dikileymiş dikileymişiz dikileymişsiniz dikileymişler
şart
şart basit dikilsem dikilsen dikilse dikilsek dikilseniz dikilseler
hikâye dikilseydim dikilseydin dikilseydi dikilseydik dikilseydiniz dikilseydiler
rivayet dikilseymişim dikilseymişsin dikilseymiş dikilseymişiz dikilseymişsiniz dikilseymişler
şart
gereklilik basit dikilmeliyim dikilmelisin dikilmeli dikilmeliyiz dikilmelisiniz dikilmeliler
hikâye dikilmeliydim dikilmeliydin dikilmeliydi dikilmeliydik dikilmeliydiniz dikilmeliydiler
rivayet dikilmeliymişim dikilmeliymişsin dikilmeliymiş dikilmeliymişiz dikilmeliymişsiniz dikilmeliymişler
şart dikilmeliysem dikilmeliysen dikilmeliyse dikilmeliysek dikilmeliyseniz dikilmeliyseler
dikilmelilerse
emir basit dikil dikilsin dikilin
dikiliniz
dikilsinler
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit dikilmedim dikilmedin dikilmedi dikilmedik dikilmediniz dikilmediler
hikâye dikilmediydim dikilmediydin dikilmediydi dikilmediydik dikilmediydiniz dikilmediydiler
rivayet
şart dikilmediysem dikilmediysen dikilmediyse dikilmediysek dikilmediyseniz dikilmediyseler
dikilmedilerse
belirsiz geçmiş basit dikilmemişim dikilmemişsin dikilmemiş dikilmemişiz dikilmemişsiniz dikilmemişler
hikâye dikilmemiştim dikilmemiştin dikilmemişti dikilmemiştik dikilmemiştiniz dikilmemiştiler
rivayet dikilmemişmişim dikilmemişmişsin dikilmemişmiş dikilmemişmişiz dikilmemişmişsiniz dikilmemişmişler
şart dikilmemişsem dikilmemişsen dikilmemişse dikilmemişsek dikilmemişseniz dikilmemişseler
dikilmemişlerse
geniş basit dikilmem dikilmezsin dikilmez dikilmeyiz dikilmezsiniz dikilmezler
hikâye dikilmezdim dikilmezdin dikilmezdi dikilmezdik dikilmezdiniz dikilmezdiler
rivayet dikilmezmişim dikilmezmişsin dikilmezmiş dikilmezmişiz dikilmezmişsiniz dikilmezmişler
şart dikilmezsem dikilmezsen dikilmezse dikilmezsek dikilmezseniz dikilmezseler
dikilmezlerse
şimdiki basit dikilmiyorum dikilmiyorsun dikilmiyor dikilmiyoruz dikilmiyorsunuz dikilmiyorlar
hikâye dikilmiyordum dikilmiyordun dikilmiyordu dikilmiyorduk dikilmiyordunuz dikilmiyordular
rivayet dikilmiyormuşum dikilmiyormuşsun dikilmiyormuş dikilmiyormuşuz dikilmiyormuşsunuz dikilmiyormuşlar
şart dikilmiyorsam dikilmiyorsan dikilmiyorsa dikilmiyorsak dikilmiyorsanız dikilmiyorsalar
dikilmiyorlarsa
gelecek basit dikilmeyeceğim dikilmeyeceksin dikilmeyecek dikilmeyeceğiz dikilmeyeceksiniz dikilmeyecekler
hikâye dikilmeyecektim dikilmeyecektin dikilmeyecekti dikilmeyecektik dikilmeyecektiniz dikilmeyecektiler
rivayet dikilmeyecekmişim dikilmeyecekmişsin dikilmeyecekmiş dikilmeyecekmişiz dikilmeyecekmişsiniz dikilmeyecekmişler
şart dikilmeyeceksem dikilmeyeceksen dikilmeyecekse dikilmeyeceksek dikilmeyecekseniz dikilmeyecekseler
dikilmeyeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit dikilmeyeyim dikilmeyesin dikilmeye dikilmeyelim dikilmeyesiniz dikilmeyeler
hikâye dikilmeyeydim dikilmeyeydin dikilmeyeydi dikilmeyeydik dikilmeyeydiniz dikilmeyeydiler
rivayet dikilmeyeymişim dikilmeyeymişsin dikilmeyeymiş dikilmeyeymişiz dikilmeyeymişsiniz dikilmeyeymişler
şart
şart basit dikilmesem dikilmesen dikilmese dikilmesek dikilmeseniz dikilmeseler
hikâye dikilmeseydim dikilmeseydin dikilmeseydi dikilmeseydik dikilmeseydiniz dikilmeseydiler
rivayet dikilmeseymişim dikilmeseymişsin dikilmeseymiş dikilmeseymişiz dikilmeseymişsiniz dikilmeseymişler
şart
gereklilik basit dikilmemeliyim dikilmemelisin dikilmemeli dikilmemeliyiz dikilmemelisiniz dikilmemeliler
hikâye dikilmemeliydim dikilmemeliydin dikilmemeliydi dikilmemeliydik dikilmemeliydiniz dikilmemeliydiler
rivayet dikilmemeliymişim dikilmemeliymişsin dikilmemeliymiş dikilmemeliymişiz dikilmemeliymişsiniz dikilmemeliymişler
şart dikilmemeliysem dikilmemeliysen dikilmemeliyse dikilmemeliysek dikilmemeliyseniz dikilmemeliyseler
dikilmemelilerse
emir basit dikilme dikilmesin dikilmeyin
dikilmeyiniz
dikilmesinler
hikâye
rivayet
şart

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

dikilmek

  1. Dikilmek, yere oturtulmak, dibi yere gömülerek konulmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.