dikilmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: di‧kil‧mek
Eylem
[düzenle]dikilmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dikilir)
- dikme işinin yapılması.
- Dik duruma gelmek.
- Ayakta durmak.
- Bir süre kapının ağzında dikildikten, köpeği sevip okşadıktan sonra boşalan sandalyeye oturdum.— Özgür ÇIRAK, 2024, Biz de Yarın Güleriz, s. 65, İletişim Yayınları
- Gözün belli bir noktaya uzun süre bakması.
- "Herkesin gözleri hayret ve tecessüsle onun üzerine dikilir." - Ahmet Muhip Dıranas
- Karşı koymak.
- (cinsellik, fizyoloji) Bazı üreme organlarının dokularına kan dolmasıyla sert ve dik duruma gelmesi.
=Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "dikilmek" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]dikilmek
- Dikilmek, yere oturtulmak, dibi yere gömülerek konulmak
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.