İçeriğe atla

satmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

satmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi satar)

Kadın, portakal satıyor (1)
  1. (ticaret) bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek
    • Geniş arazisini parselleyip sattı. - T. Buğra
  2. kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak
  3. bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek
  4. bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek
  5. bir yolunu bularak birinden ayrılmak
    • Yanımdakini satamazsam size gelemeyeceğim.
  6. (evlilik, mecaz) kız evladı evlendirmek.
  7. (argo) Hoşlanılmayan kişiden ayrılmak, yalnız bırakmak.

Çekimleme

[düzenle]
satmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit sattım sattın sattı sattık sattınız sattılar
hikâye sattıydım sattıydın sattıydı sattıydık sattıydınız sattıydılar
rivayet — — — — — —
şart sattıysam sattıysan sattıysa sattıysak sattıysanız sattıysalar
sattılarsa
belirsiz geçmiş basit satmışım satmışsın satmış satmışız satmışsınız satmışlar
hikâye satmıştım satmıştın satmıştı satmıştık satmıştınız satmıştılar
rivayet satmışmışım satmışmışsın satmışmış satmışmışız satmışmışsınız satmışmışlar
şart satmışsam satmışsan satmışsa satmışsak satmışsanız satmışsalar
satmışlarsa
geniş basit satarım satarsın satar satarız satarsınız satarlar
hikâye satardım satardın satardı satardık satardınız satardılar
rivayet satarmışım satarmışsın satarmış satarmışız satarmışsınız satarmışlar
şart satarsam satarsan satarsa satarsak satarsanız satarsalar
satarlarsa
şimdiki basit satıyorum satıyorsun satıyor satıyoruz satıyorsunuz satıyorlar
hikâye satıyordum satıyordun satıyordu satıyorduk satıyordunuz satıyordular
rivayet satıyormuşum satıyormuşsun satıyormuş satıyormuşuz satıyormuşsunuz satıyormuşlar
şart satıyorsam satıyorsan satıyorsa satıyorsak satıyorsanız satıyorsalar
satıyorlarsa
gelecek basit satacağım satacaksın satacak satacağız satacaksınız satacaklar
hikâye satacaktım satacaktın satacaktı satacaktık satacaktınız satacaktılar
rivayet satacakmışım satacakmışsın satacakmış satacakmışız satacakmışsınız satacakmışlar
şart satacaksam satacaksan satacaksa satacaksak satacaksanız satacaksalar
satacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit satayım satasın sata satalım satasınız satalar
hikâye sataydım sataydın sataydı sataydık sataydınız sataydılar
rivayet sataymışım sataymışsın sataymış sataymışız sataymışsınız sataymışlar
şart — — — — — —
şart basit satsam satsan satsa satsak satsanız satsalar
hikâye satsaydım satsaydın satsaydı satsaydık satsaydınız satsaydılar
rivayet satsaymışım satsaymışsın satsaymış satsaymışız satsaymışsınız satsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit satmalıyım satmalısın satmalı satmalıyız satmalısınız satmalılar
hikâye satmalıydım satmalıydın satmalıydı satmalıydık satmalıydınız satmalıydılar
rivayet satmalıymışım satmalıymışsın satmalıymış satmalıymışız satmalıymışsınız satmalıymışlar
şart satmalıysam satmalıysan satmalıysa satmalıysak satmalıysanız satmalıysalar
satmalılarsa
emir basit — sat satsın — satın
satınız
satsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit satmadım satmadın satmadı satmadık satmadınız satmadılar
hikâye satmadıydım satmadıydın satmadıydı satmadıydık satmadıydınız satmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart satmadıysam satmadıysan satmadıysa satmadıysak satmadıysanız satmadıysalar
satmadılarsa
belirsiz geçmiş basit satmamışım satmamışsın satmamış satmamışız satmamışsınız satmamışlar
hikâye satmamıştım satmamıştın satmamıştı satmamıştık satmamıştınız satmamıştılar
rivayet satmamışmışım satmamışmışsın satmamışmış satmamışmışız satmamışmışsınız satmamışmışlar
şart satmamışsam satmamışsan satmamışsa satmamışsak satmamışsanız satmamışsalar
satmamışlarsa
geniş basit satmam satmazsın satmaz satmayız satmazsınız satmazlar
hikâye satmazdım satmazdın satmazdı satmazdık satmazdınız satmazdılar
rivayet satmazmışım satmazmışsın satmazmış satmazmışız satmazmışsınız satmazmışlar
şart satmazsam satmazsan satmazsa satmazsak satmazsanız satmazsalar
satmazlarsa
şimdiki basit satmıyorum satmıyorsun satmıyor satmıyoruz satmıyorsunuz satmıyorlar
hikâye satmıyordum satmıyordun satmıyordu satmıyorduk satmıyordunuz satmıyordular
rivayet satmıyormuşum satmıyormuşsun satmıyormuş satmıyormuşuz satmıyormuşsunuz satmıyormuşlar
şart satmıyorsam satmıyorsan satmıyorsa satmıyorsak satmıyorsanız satmıyorsalar
satmıyorlarsa
gelecek basit satmayacağım satmayacaksın satmayacak satmayacağız satmayacaksınız satmayacaklar
hikâye satmayacaktım satmayacaktın satmayacaktı satmayacaktık satmayacaktınız satmayacaktılar
rivayet satmayacakmışım satmayacakmışsın satmayacakmış satmayacakmışız satmayacakmışsınız satmayacakmışlar
şart satmayacaksam satmayacaksan satmayacaksa satmayacaksak satmayacaksanız satmayacaksalar
satmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit satmayayım satmayasın satmaya satmayalım satmayasınız satmayalar
hikâye satmayaydım satmayaydın satmayaydı satmayaydık satmayaydınız satmayaydılar
rivayet satmayaymışım satmayaymışsın satmayaymış satmayaymışız satmayaymışsınız satmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit satmasam satmasan satmasa satmasak satmasanız satmasalar
hikâye satmasaydım satmasaydın satmasaydı satmasaydık satmasaydınız satmasaydılar
rivayet satmasaymışım satmasaymışsın satmasaymış satmasaymışız satmasaymışsınız satmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit satmamalıyım satmamalısın satmamalı satmamalıyız satmamalısınız satmamalılar
hikâye satmamalıydım satmamalıydın satmamalıydı satmamalıydık satmamalıydınız satmamalıydılar
rivayet satmamalıymışım satmamalıymışsın satmamalıymış satmamalıymışız satmamalıymışsınız satmamalıymışlar
şart satmamalıysam satmamalıysan satmamalıysa satmamalıysak satmamalıysanız satmamalıysalar
satmamalılarsa
emir basit — satma satmasın — satmayın
satmayınız
satmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

ağız satmak, ayıyı vurmadan postunu satmak, canını şeytana satmak, körler mahallesinde ayna satmak, tereciye tere satmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]