İçeriğe atla

çürük

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi چوروك sözcüğünden devralındı.

Ön ad

[düzenle]

çürük (karşılaştırma daha çürük, üstünlük en çürük)

(ön ad): Çürük diş (1)
(ön ad): Çürük bir tuvalet binası (2)
  1. Çürümüş olan
    • Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu. - Ö. Seyfettin
  2. Sağlam ve dayanıklı olmayan
    • Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası. - H. Taner
  3. (mecaz)(hastalık) İş göremez, hastalıklı olan.
  4. (mecaz) sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan:
    • Çürük dava. Çürük iddia.
  5. (mecaz) sakat

çürük (belirtme hâli çürüğü, çoğulu çürükler)

(ad): Kadının boynu çürük dolu
  1. (patoloji)Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke
    • Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde. - A. İlhan
  2. (askeriye, kaba konuşma, erkek) Zorunlu askerliğe alınmak için gerekli sağlık şartlarını taşımayan kişi
    • 2009Lua hatası 9 satırında Modül:köken/şablonlar: The parameter "yayıncı" is not used by this template..

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

çürük tahtaya basmak

Çeviriler

[düzenle]

ad

Çeviriler

[düzenle]

ön ad

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

çürük

  1. çürük

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe chüri

Ön ad

[düzenle]

çürük

  1. çürük


Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki