dolaşmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

dolaşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dolaşır) dolaşmak -ır

[1] gezmek, gezinmek
Büsbütün gece kapanmadan şehri biraz dolaşmak istedik. - H. S. Tanrıöver
[2] doğru gitmeyip yolu uzatmak
Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız.
[3] dönüp başka bir yönden gelmek
Dolaş da arka kapıdan gel.
[4] akmak
Damarlarında aynı kan dolaşıyor.
[5] saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek
Saçları taranmamaktan dolaşmış.
[6] bir yeri belli bir amaçla gezmek
Müzeleri dolaşmak.
[7] denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
[8] nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
[9] (müzik) gezinmek
[10] çok kimse tarafından söylenmek
[11] belirmek
Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum. - Y. K. Karaosmanoğlu

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe tolgamak > tolgaşmak

Atasözleri[düzenle]

[1] İtle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir

Deyimler[düzenle]

ayağı yanmış it gibi dolaşmak
ayakları birbirine dolaşmak
dili dolaşmak
eli ayağı dolaşmak
ev ev dolaşmak
tabanı yanmış it gibi dolaşmak
yükseklerde dolaşmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]