an

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

an (belirtme hâli anı, çoğulu anlar)

  1. (zaman) zamanın bölünemeyecek kadar kısa parçası, lahza, dakika
    Zira göçebelerin hayatı her an yardımlaşmalarını gerektirir. - C. Meriç
  2. iki tarla arasındaki sınır
  3. (ruh bilimi) zihin
    An bulanıklığı. An yorgunluğu.
  4. (Sivrihisar ağzı) iki tarlayı birbirinden ayıran sınır

Köken[düzenle]

Arapça Eski Türkçe

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "an"

Azerice[düzenle]

[düzenle]

an (an)

  1. (zaman) an, lahza

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. yok
  2. değil
  3. bir kuş adı
  4. yanak

Fransızca[düzenle]

[düzenle]

an (an)

  1. (zaman) sene, yıl

Friuli dili[düzenle]

[düzenle]

an (an)

  1. (zaman) sene, yıl

İngilizce[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • (vurgulu)
IPA: /æn/
  • (vurgusuz)
IPA: /ən/

a (okunuşu sessiz harfle başlayan kelimelerden önce kullanılır)
an (okunuşu sesli harfle başlayan kelimelerden önce kullanılır)

Köken[düzenle]

(Eski İngilizce): ān

Ön ad[düzenle]

an (karşılaştırma more an, üstünlük most an)

  1. bir, herhangi bir. (Birinin veya birşeyin daha önce bahsi geçmediyse kullanılır. The ile karşılaştırınız)
    a man came out of the room, it has been an honour to meet you-
  2. ölçü birimlerinden ve rakamlardan önce kullanılır
    a hundred, a quarter of an hour.
  3. tek bir, hiçbir (olumsuz anlamda kullanılır)
    I simply haven't a thing to wear.
  4. diye biri (bahsi geçen kişi tanınmıyorsa kullanılır)
    a Mr Smith telephoned.
  5. birim başına, bahsi geçen birimin bir adedi içinde
    typing 60 words a minute"; "a move to raise petrol prices by 3p a litre

İskoçça[düzenle]

Bağlaç[düzenle]

an (an)

  1. ve

Kürtçe[düzenle]

Bağlaç[düzenle]

an (an)

  1. veya

Oksitanca[düzenle]

[düzenle]

an (an)

  1. (zaman) sene, yıl

Farsça[düzenle]

Köken[düzenle]

Arapça

Ân

  1. Uzağı gösteren işâret ismi. Şu. Bu. O.
  2. Güzellik câzibesi, melâhat, güzellik

Edat[düzenle]

Cemi edâtı. Kelimenin sonuna getirilerek cemi' yapılır.

Meselâ[düzenle]

Zarf yapar[düzenle]

Güyân: Söyliyerek

Arapça[düzenle]

Rumence[düzenle]

[düzenle]

an (an)

  1. (zaman) sene, yıl